Hazar'ın hafifte olsa şaşırdığını fark ettiğimde utançla bakışlarımı kaçırdım, bütün bunları bir çocuktan gibi bahseder gibi bahseden Güneş'e de öfkelenmiştim. Sanki o annemdi ve anaokulunda geçen günümü babama anlatıyordu. "Ben..." dedim sıkılmış bir sesle "Bahçeye çıkabilir miyim?" Başını sallayan Hazar'ın yanına, yatağın üzerine telefonumu bıraktıktan sonra önce odadan sonra evden çıkmış, Hazar'ın odasının gördüğü bahçe tarafına yürümüştü. "Ne o sıkıldın mı?" Arkamdan gelen sesle şaşırırken arabasından inen Barlas'a bakıyordum. "Evet, çok mu belli oluyor?" Omuzlarını bir kez havaya kaldırıp indirdiğinde ellerini cebine koymuş bana doğru adımlamıştı. "Seray ile aranız düzeldi mi?" Benimle birlikte yürümesine aldırış etmeden, yürümeye devam ettim. Bugün ne kadar çok kişiyle sohbet

