Hayatım boyunca annemi anlamaya çabaladım. Babamın onu yalnız bırakmasından, hayatının mahvolmasından beni sorumlu tuttuğu her şeyi düşünerek anlamaya çabaladım. Her ne kadar bunların gerçek olmadığını öğrensem de yine de onca yıl anlamaya çabalamıştım. Kucağımda minicik ağzı, fındık kadar olan burnu, küçücük elleri, kırmızı teni ile öylece savunmasız bana muhtaç bir şekilde uyuyan oğluma baktım. Hayat her saniyesi ile duruyordu. Bir o ve bir ben kalıyordum. İçimde oluşan hissi tarif edemiyordum. Öyle büyük ve yoğundu ki ona her baktığımda gözlerimin dolmasını engelleyemiyordum. Kalbim yerinden çıkacak gibi atıyor, nefesim daralıyor ve onun o minicik bedenini göğsümü açıp oraya sokmak ve herkesten her şeyden saklamak istiyordum. Şu anda tamda şu dakika annemi anlamaktan vazgeçmiştim. Bu du

