"Benim için deli olduğunu biliyorum."

1021 Kelimeler
Ona yaklaşırken zihnimde canlanan ses ile duraksadım. Neden kendine bunu yaptın Polaris? Kuzey'in beni taşıdığı zaman bunu söylediğini hatırlıyordum. Sarhoş olmuştum, rezil bir hale gelmiştim ve şimdi de aynısını yapıyordum. Cenk gibi bir gerizekalıya katlanmam büyük bir rezillik ve kendime saygısızlıktı. Şimdi içip yabancı bir adamı öpmem kendime büyük bir saygısızlık olacaktı. Kalitesiz bir kadın olmak istemiyordum. Erkekler bırak beni öpmeyi, yanımda durmayı bile hak etmek için çabalamalıydı. Kaşlarımı çatarak hızlıca geriye çekildim. "Özür dilerim, bir an alkolün etkisiyle başım döndü." "Oysa hoşuma gitmişti," dediğinde sessiz kalıp mezelerden ağzıma attım. Sarp ve Mayıs dans edip video çekerlerken ben de Akay'dan uzaklaşıp kendi halimde dans etmeye başladım. Kollarımı kaldırıp saçlarımı savururken zıpladığımda yanıma tanımadığım bir kız gelmişti. Gülerek onunla beraber zıplamaya başladım. Biz dans ederken masaya başka gelenler de olmuştu. Kulüp eğlencemiz büyük bir partiye dönmüştü ve zıplamayan, kahkahalar atmayan hiçkimse yoktu. Kalabalıklaşınca Akay da uzağımda kalmıştı. Biz eğlenirken Kuzey de yanımıza gelmişti ve masakilerle tek tek selamlaştı. Ben ise yüz vermemeyi tercih ettim. Lila yanlış anlardı ve ortalıkta abartarak anlatırdı her zamanki gibi. Ve kendi eğlencemden başka hiçbir şeyi de umursamıyordum. Yalnızca mutluluğuma odaklanmıştım. Kuzey'in bakışlarını üzerimde hissetsem de onu görmezden geliyordum. Kızla beraber dans ederken Mayıs da yanımıza geldi ve bizimle beraber dans etmeye başladı. Sarp'ın hayranlıkla onu izlemesi gülümsememe neden olmuştu. Mayıs'ın özgüveninden çok etkilenmişe benziyordu. Aklıma gelen şeytanlıkla Mayıs'ın kulağına eğildim. "Partnerimi rahat bırak ve kendi partnerinle dans et." Onu Sarp'a doğru ittirdiğimde Sarp, anında onun belini kavramıştı ve kendisine çekmişti. Mayıs'ın saçları yüzünü kapatırken Sarp, boştaki eliyle saçlarını arkaya ittiğinde dudaklarımı birbirine bastırdım. Artık emindim ki bunlar olmuşlardı. İlerleyen saatlerde birkaç alkol daha aldığımda Akay, rahatsız şekilde bana bakan erkekleri izliyordu. Koruyucu tavrı benim için artı puandı doğrusu. Yanımıza Lila geldiğinde, Kuzey ile selamlaştıktan sonra yanındaki arkadaşına telefonunu uzattı ve kendi fotoğraflarıyla videolarını çektirdi. Art arda patlayan flashlardan dolayı mekandaki gözlerin çoğu ona dönmüştü. Bu kız bir yıldız mıydı yoksa öyle olmaya mı çalışıyordu bilmiyordum ama kesinlikle insanların ilgisini çekmeyi başarıyordu. Dj, Kuzey ve Sarp'a selam verdikten sonra Kuzeye Kaç şarkısını açtığında gözlerimi devirdim. Lila kahkahalar saçıp Kuzey ile dans ederken mekanda benim üzerimde olan gözleri, kendi üzerine çektiğini fark etmiştim. Şarkı çok güzel olsa da sözleri, malum şahıs yüzünden hoşuma gitmemişti. "Kuzeyi bul, kuzeye kaç, kuzeyini bul ve gözünü aç." Telefonumun saatine baktığımda gecenin üçü olduğunu görünce hızlıca Sarp'ın kulağına eğildim. "Benim önemli işlerim var. Mayıs'a göz kulak olur musun? Odasına bırak lütfen." "O iş bende," dediğinde gülümseyerek eşyalarımı topladım ve Akay'a veda edip, masadaki hiçkimseyi umursamadan mekandan çıktım. Alkolün etkisinde olsam da bilincim gayet açıktı ve de kendimdeydim. Mayıs için yaş günü kutlaması organize etmem gerekiyordu. Vakit sıkıntım olduğundan, yanlarından erken ayrılmıştım. Yine de yalnız kalacağım için mutluydum. Odamdan, tabletimi ve defterimi alıp gizlice teras katına çıktığımda koskoca otelin oldukça sessiz olduğunu fark etmiştim. Yakalanmadan organizasyon için en doğru yeri seçmem gerekiyordu. Teras ya da havuz arasında kararsız kalmıştım. Kapalı kapıyı sessizce açıp parmak ucumda yürüyerek terasa girdim ve eşyalarımı masaya bıraktım. Terası incelerken sıkıntıyla ofladım ve defterime not aldım. Yazarken bir taraftan da mırıldanıyordum. "Fazla sessiz ama kutlama sonrası after parti yapılabilir." "Ne yapıyorsun sen?" Kuzey'in sesini duyduğumda gözlerimi devirdim. "Ne işin var burada Kuzey?" "Otel benim," dedi sorumu garipseyerek. Ardından beni inceledi. "Senin ne işin var burada?" "Organizasyon üzerine çalışıyorum," dediğimde alayla kaşlarını kaldırdı. "Hangi yetkiyle?" "Ortağının vermiş olduğu yetkiyle," dedim meydan okuyan bir tavırla. Kuzey bana biraz daha yaklaştı. "Organizasyon merakı nereden geldi?" Anlamazca ona baktım. Lila'ya özendiğimi falan mı ima ediyordu? Lila da havuzda organizasyon yapmıştı ve benim de taklit ettiğimi mi düşünüyordu? "Mayıs'ın doğum günü," diye mırıldandığımda kafasını salladı. "Şimdi anlaşıldı. Ben çalışanlara söylerim, hallederler." "Ben yapmak istiyorum, en yakın arkadaşımın ne sevdiğini en iyi ben bilirim. Sen sadece malzeme odasını ve yarının menüsünü göstersen yeter," dediğimde defterimi ve tabletimi eline alıp diğer eliyle bileğimi tuttu ve beni peşinden sürüklemeye başladı. Şaşkınlıkla onu takip ederken uzun bir koridora girdikten sonra Kuzey, kartını kapıya okuttu ve beni içeriye çekti. "Burayı istediğin gibi karıştırabilirsin." Kafamı sallayıp çekmeceleri kurcalamaya başladım. Çok heyecanlıydım. Sabah, doğan güneşin ışığı yüzüme vururken bitkin bir halde eserime baktım. Otelin havuz ve geniş bahçe arasında kalan bölümüne harika bir stant kurmuştum. Daha doğrusu bir masa çekip üzerini siyah zarflarla kapatıp onların üzerine de şeffaf masa örtüsü örtmüştüm. Siyah zarflara gümüş sim döktüğüm için harika görünmüştü. Kolilerden de minik kutular yapıp siyah kağıtlarla kapladıktan sonra pasta, içecek ve eklerin diğer atıştırmalıklardan daha yukarıda durması için masaya stant olarak yerleştirmiştim. Gümüş ve siyah mumlar yerleştirip harika bir masa hazırlamıştım. Masanın arka tarafındaki ağaçlara iple halka çizdikten sonra ipleri, işçilerin fosforlu kıyafetlerindeki gümüş kumaşı keserek kapladım ve karşısına ışık koyarak halkanın parlamasını sağladım. Bulduğum küçük disko toplarını da duvara yapıştırıp kocaman bir kanat oluşturdum, böylece misafirler fotoğraf çekmek isteyecekti. Çevre masalara da siyah mumlar koydum. Ağaçları da ip ve disko toplarıyla süsledikten sonra Kuzey, ışıklandırmayı halletmişti. Beyaz led ışıklarla tüm ağaçları ve şezlongları aydınlattık. Siyah ve gümüş balonları da havuza attıktan sonra cdleri hilal şeklinde kesip masanın arkasındaki büyük halkaya yerleştirdim. Tüm bunları yaparken Kuzey hayranlıkla izlemişti ve ne kadar yetenekli olduğumu söyleyip durmuştu. İşimiz bittiğinde bitik haldeyken gözlerim kapanmaya başlamıştı. Kuzey yanıma geldi ve belimi tuttu. "Kalkabilecek misin?" "Burada biraz uyurum," diye fısıldadığımda birden beni kucağına aldı. "Olmaz öyle. Seni odaya çıkaracağım." Gözlerimi kapattım ve onun göğsüne sokuldum. Uykuya hiç bu kadar aç olduğumu hatırlamıyordum. Çok yorulmuştum, Kuzey'in yardım teklifini de kabul etmemiştim. En yakın arkadaşım için kendim emek vermek istemiştim. Bilincim kapanırken kucağımdaki elim boşluğa düşmüştü. Kuzey'in dudaklarını var ile yok arasında, saçlarımda hissettim. Hemen ardından kulağıma fısıldadı. " Sırtım yumuşak zeminle buluştuğunda mırıldanarak yatağa iyice yerleştim. "Umarım sevgilinin yatağı değildir." "Sevgili mi?" dediğinde kafamı sesinin geldiği yöne çevirdim. Gözlerimi açamıyordum ama tam dibimde olduğunu biliyordum. "Evet. Sevgilin varken neden peşimden geldin?" "Hırsız gibi terasıma girdiğin için olabilir mi? Sevgilim olduğunu da nereden çıkardın hem?" dediğinde derin bir nefes aldım. "Lila." "Lila değer verdiğim bir kadın ama sevgilim değil," dediğinde homurdandım. "Bana ne." Ona sırtımı döndüğümde Kuzey kulağıma eğildi. "Hayatımda senin kadar zor birini görmedim." "O zaman etrafımda dolaşma," dediğimde gülüşündeki alaycıl tınıyı hissettim. "Burası benim otelim." "O halde istifa et," dediğimde kahkaha attı. "Tamam bugün istifamı veriyorum." "Sinir ediyorsun beni," dediğimde saçlarımı hafifçe okşadı. "Benim için deli olduğunu biliyorum."
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE