Hastane köşelerinde burnuna tampon yapılan Bora'yı beklerken; karşıma aldığım Timuçin'i azarlıyordum. -Ne yaptın sen Timuçin? Ya dava açarsa? Yemin ediyorum arkanda durmam. Eliyle başını kaşıyarak of çekti. -Ne bileyim küpenin takıldığını? Sen öyle bağırınca bir şey yaptı sandım. -Kim, bana ne yapabilir ya? Gerçekten aptalsın! Çocuktan özür dileyeceksin! Tamam mı? Başını eğdi mahcup bir halde. Nihayet bir şeylerden mahcubiyet duyması hoşuma gitmişti. -Tamam dilerim uzatma. Acilden çıkan Bora, burnundaki tamponu tutarak geldi yanımıza. Kaşları çatık olsa da sesi yumuşak çıktı. -Ne oturttun ama be! Nasıl bir yumruktu o? Feleğim şaştı Bıyıklı. Şaşkınca baktık birbirimize Timuçin'le. Asla böyle bir tepki beklemiyorduk. Her ihtimale karşı omzunu sıvazlayarak konuştum. -Çok ö

