"Aklında başka biri var değil mi?" -Güven Bey... İki gözüm arasında gidip gelen bakışları umuyordu. Reddetmemi ve karşı çıkmamı umuyordu. Mahcup ifademle ellerimi indirdim masadan. -Sizin için buraya geldim. Ama bu... Sadece bir randevu. Nasıl bir anlam yüklediğini sorgulatmıştı bana. Yalnızca tanışacaktık. Kendini yerleştirdiği konum bana hesap soracak, beni kıskanacak raftaydı. Oysa daha tanışmadan böyle bir konuma yerleşmesi mümkün değildi. Hem onun için hem de Şirin'i kollayan benim için. -Beni kıskanacak kadar tanımıyorsunuz. Zaten bu buluşma da oturup tanışmak için değil miydi? Özür dilerim geç kaldığımdan dolayı. Elimde olmayan bir sebepti. -Defalarca kez aradım seni. Geri dönüş yapamayacak kadar meşgul olamazsın. İç çektim. Kendi dostunu tanımıyor muydu? -Uraz Bey

