Hayatın bize neler getireceğini bilemezdik. Hatta belki de, tahmin dahi edemezdik. Ben Naz Sönmez. Artık Naz Civelek. Ancak görüyorum ki ben hayatı boyunca ne Sönmez ve ne Civelek olabilmiştim. Annemin, babamın ve hatta Yaman’ın bile sinsi oyunları arasında savrulup durmuştum yalnızca. Bu oldukça can acıtıyordu fakat ben artık büyüyordum. Büyüyor ve alışıyordum. “Ne var Yaman? Neden buradasın?” diye sorduğumda biçimli kaşları çatıldı. Yemyeşil gözleri ile bana bakarken zorlukla yutkundum. Ben zamanında Yaman’a o kadar aşık olmuştum ki hiçbir kusurunu bile görememiştim, beni arkadaşımlarımdan uzaklaştırdığını dahi anlayamamıştım. Ama aşıktım işte ve aşk, biraz garip bir duygudur. Acıtır. Yaman’dan bana kalan en büyük ders buydu. Aşk, acıtırdı. İncitmeden olmazdı. “Burada mı çalışıyorsun

