Lily
"Lily! Hadi uyan ne uyudun be kızım! " bıkkınca derin bir nefes alıp yavaşca kafamı Tom'a çevirdim. "Tomm!!! Beni bir rahat bırak! Daha sabahın körü!"
"Sabahın körü dediğin 10.30 Lily"
"Fazla uyku, olmayan beynini de eritir " dediği an yastığı ona fırlattım.
"Tom seni bana sayı ile mi verdiler !!!" yastığı havada tutup kahkaha atıyordu karşımda Allahın uyuzu ya!
"Ben çıkıyorum sende yatağından ayrıl artık bütünleştin iyicene " dedi.Gözlerimi devirerek," Akşam mı gelirsin ?"
"Büyük bir olasılıkla " tam dışarı çıkacakken bana dönüp, " Lily sende biraz dışarı çık hava al kaç aydır evden dışarı çıkmıyorsun " dediği şeyde haklıydı ona belli etmemeye çalışsam da günler geçtikçe daha çok içime kapanıyordum. Bütün gün yaptığım tek şey kalkmak-yemek yemek-yatmaktı. Ruhum sanki bedenimi terk etmiş gibiydi.
Bazen onu düşünüyordum acaba ne yapıyor şu an diye istedikleri gibi benden kurtulmuşlardı. Hayatına hiçbir şey olmamış gibi devam ediyordur sonuçta benim gibi bir insandan tiksindiğini söylemişti.
Tom'u daha fazla kızdırmak istemediğim için güzelce karnımı doyurduktan sonra sahilde biraz yürümeye karar verdim. Denizin sesi , kokusu...her zaman beni sakinleştirirdi.
Bol paça siyah kumaş pantolon üzerine de askılı buluzumu giyip çantamı da aldıktan sonra beyaz spor ayakkabılarımı giyip çıktım. Sekiz aydır yaşadığımız yer küçük bir sahil kasabasıydı pek bilinen bir yer olmadığı için çok kalabalık degildi öyle turist akını olmazdı huzurluydu.
Etrafımdaki küçük dükkanlara baka baka giderken bir saat geçmişti sahile gidip oturmaya karar verdim.'Denizin görüntüsü nasıl bu kadar insana huzur verebilirdi ki? ' gözlerimi kapatıp yosun kokusu ile karışık kokuyu içime çektim. Manzaranın tadını çıkarırken yanıma biri gelip oturdu. Şaşkınlıkla baktığımda karşımdakinin uzun boylu sarışın orman yeşili gözlü bir adam olduğunu gördüm.
"Denizi seviyorsun galiba" diye pat diye soruverdi.
"Evet. İnsana huzur veriyor "
"Neden hayatın huzurlu değil mi ?" ona hâlâ şaşkın şaşkın bakıyordum yabancı biriyle konuşmak isteyen yoktu.
"Sana hayatımı anlatacak değilim " gülerek elini bana uzattı.
"Üzgünüm... Kendimi tanıtayım ben Richard. Bu arada sakın beni sapık olarak görme "
"Denize o kadar dalmıştın ki dayanamayıp yanına geldim." Bende elimi uzatarak," Lily." dedim.
"Seni daha önce görmedim buralarda yenisin galiba "
"Aslında değilim.Sekiz aydır kasabadayım " bunu söyleyince şaşırmış bir şekilde gözlerini açıp," Seni neden hiç görmedim peki "
"Pek dışarı çıkmam ondandır " sessizlik olunca ortamı bozan Richard oldu.
"Ben şuradaki kafeyi işletiyorum " parmağı ile yeri gösterince o yöne baktım. Kafesi küçük şirin bir yerdi. Çizgi roman karakterleri vardı her yerde "
"Çizgi roman hayranıyız galiba" dedim gülerek o da elini ensesine koyarak küçük çocuk gibi
"Şey evet.26 yaşında olsamda kopamıyorum bu konuda biraz çocuk ruhluyum " ona gülerek
"Çocuk ruhlu olmak ruh sağlığını korur" İkimizde gülüyorduk. Biraz daha konuştuktan sonra
"Ben artık kalkayım Richard" benle beraber o da kalkmıştı.
"Tanıştığıma memnun oldum Lily. Seni bir gün de kafeme beklerim"
"Tabi başka gün mutlaka gelirim " deyip ayrıldık. Kafamı çevirip arkamı döndüğümde tanıdık bir yüz gözüme çarptı. Gözlerimi kısıp baktığımda uzakta arabanın içinde Braiden'e benzeyen birini gördüm arkasında da oturan başka biri vardı ama uzağı net göremediğim için 'saçmala ne işi var burda' deyip yoluma devam ettim.
Eve giden yolda yürürken içimde garip bir tedirginlik vardı. Sanki biri beni takip ediyor gibiydi arada çaktırmadan bakıyorum ama şüpheli kimseyi görmüyordum. En sonunda sağ salim eve girdiğimde rahat bir nefes aldım ve pencereden dışarı baktım. İlk defa bu şekilde hissetmiştim 'biri tarafından takip ediliyorum" hissine...neden şimdi böyle bir hisse kapılmıştım ki?
Tom akşam eve geldiğinde
"Ne yaptın bugün bakalım?"
"Dediğini yaptım annecim yemek yedikten sonra sahilde dolaştım " anne demem gözlerini devirmesine neden olmuştu yüz ifadesi çok komikti .
"Hatta bir arkadaş bile edindim" tek kaşını şaşkınlıkla kaldırıp, " İyiki çık dolaş dedik hemen arkadaş edinmişsin"
"Kim peki belki taniyorumdur"
"Adı Richard , sahilde küçük bir kafeyi işletiyor "
biraz düşündü Tom ama tanımadığını belirtircesine omuzlarını hareket ettirerek" Tanımıyorum kim acaba?" hayretle ona bakıp, " Aaa... Sen nasıl oldu birini tanımıyorsun Tom. Senin şu an bütün kasabayı tanıyor olman gerekirdi " bana sırıtarak baktı.
"Gözümden kaçmış olmalı " dedi. Bu çocuk tam... neysee
"Ben odama çıkıyorum sana iyi geceler"
"İyi geceler " deyip bilgisayarına gömüldü. Odama gidip yatağa attım kendimi ama hiç uykum yoktu o yüzden balkona çıkmaya karar verdim. Manzarayı izlemeye başladım sonra bir şey dikkatimi çekti evin önünde sabah Braiden'ı gördüğümü sandığım araç vardı. Siyah film şeritleri olduğu için içinde birinin olup olmadığı belli olmuyordu o an içimi garip bir his kapladı tüylerim resmen ürpermişti daha fazla dışarda durmayıp içeri geçtim. Bu aracı daha önce hiç görmemiştim beni mi takip ediyor dedim ama sonra 'Lily iyice paranoyak oldun kızım saçmalama ' deyip kendimi yatağa attım...
Lucas
Lily'i göreceğim için aşırı tedirgindim karşısına şimdilik çıkmama kararı almıştım daha doğrusu Braiden beni ikna etmişti.
"Sakın Lucas.Lily'nin ne durumda olduğunu bilmiyoruz biraz izleyelim "
"Haklısın. Gerçi karşısına hangi yüzle çıkacağımı da bilmiyorum "
"Beni asla affetmeyecek "
"Zamana bırak Lucas, bizim yüzümüzden derin yaralar aldı"
"Kolay olmayacak hiçbir sey" dedi. Hemde hiç kolay olmayacak...
Üç saat yol gittikten sonra küçük bir sahil kasabasına girdik.Cok fazla insanın olmaması dikkatimi çekmişti sakın bir yerdi.
"Burda mı kalıyor? " dedim etrafı dikkatlice izleyerek.Sekiz ay boyunca burda mı gizleniyordu.
"Evet.Evine az kaldı " ona yaklaştıkça stresim artıyordu uzun zamandır onsuz işkence çekmiştim ama şimdi onu göreceğim için sevinemiyordum bile.
Üç katlı büyük bir bahçesi olan evin önüne gelince ,"Geldik Lucas karşıdaki evin üst katında kalıyorlar "
Lily şu an elli metre mesafe uzağımdaydı ve ben yanına gidemiyorum. Ellerim ayaklarım heycandan yerinde durmuyor sürekli hareket edince," Tanrım... Biraz sakin olsana"
"Demesi kolay Braiden! Şuan orda ve ben hiçbir şey yapamıyorum "
"Zamanı gelince yapacaksın Lucas" doğru zamanı geldiğinde karşısına çıkıp beni affetmesi için her şeyi yapacaktım gerekirse ömür boyu kapısında yatardım yeter ki sonunda kabul etsin diye.
Bir saattir evi izliyoruz ama hiç girip çıkan olmayınca, "Evde kimse yok mu acaba "dedim.
"Sanmıyorum evdelerdir. Daha saat sabahın dokuzu bu saatte nereye gidecekler" iç çekerek, "Biraz sabırlı ol Lucas daha sadece bir saattir burdayız" kafamı sallayıp onayladıktan sonra biraz daha zaman geçirdik sonra evin kapısı açıldı ve Tom'u çıktığını gördüm.
"Tom gidiyor "dikkatlice onu izliyorduk.Bizi burda olduğumuz sürece farketmemeliydi.Eger bizi farkederse Lily'i tekrar uzaklaştırırdı ve bu sefer onu bulamayabilirdim.
"Bu çocuk beni ürkütüyor " dedi Braiden. Şaşırmış bir şekilde ona dönüp " Niye? "
"Çocuk çok zeki yetmez mi"
"Ne yapacağını kestiremiyorum"
"Normalde en fazla bir ay içinde Lily bulurduk ama öyle bir izini kaybettirmiş ki sekiz ay sonra bulabildik" O kaybolurken ardından ona bakıyorduk.Tom'a gerçekten de dikkat etmem gerek.Bakışlarımı ondan alıp teras katındaki pencereye odaklandım Lily'i orda hissediyordum gerçekten ordaydı kalp atışım bir anda hızlandı sonra balkonunu incelemeye başladım;küçük bir balkonu vardı denize taraf, korkulukları ahşaptandı, küçük bir masa ve sandalye vardı. Demek orda oturup denizi izliyordu onu bir an hayal etmem bile vücudumun titremesine neden olmuştu. Onu düşünürken Braiden heycanlı bir şekilde, " Lucas evden çıkıyor " hızla bakışlarımı kapıya yönelttiğimde onu gördüm ve donup kaldım.
Çok zayıflamıştı, boş bir ifade ile etrafına bakıyordu ve o bakışları?.... orda
hiçbir his yoktu.Bu halde olmasının nedeni bendim ben bu hale sokmuştum onu.Sonra saçlarını farkettim ,şaşkınlıkla;
"Saçları ....?"
"Biraz imaj değişikliği yapmış...... " betam yanımda konuşmaya devam ediyor ama onu duymuyordum artık. Tek düşünebildiğim karşımda duran Lily'di.
Saçlarını beyaz-sarı karışımı bir boya ile boyamış, hâlâ uzunlardı.Tam kapıyı açıp yanına gidecektim ki Braiden beni tuttu.
"Ne yapiyorsun!"
"Yanına gitmem gerek Braiden"
"Saçmalama bunu konuştuk Lucas! Hiç olmazs bir gün bekle"
sıkıntılı bir nefes verdim ve tekrar yerime yöneldim.
"Tamam ... Takip edelim uzaklaşıyor " diyebildim sadece.Bu saatte nereye gidiyordu ki acaba. Yoksa?.... o an aklıma daha önce hiç düşünmediğim bir şey geldi
"Braiden! Hayatında biri var mı? " kaskatı olmuş halde cevap vermesini bekliyordum.Lanet olsun bu olasılığı daha önce düşünmemiştim öyle bir durumu asla kaldıramazdım.
"Sakın ol yok biri. Hiç olmadı da . Araştırdık" tuttuğum nefesi sesli bir şekilde verdim.Benden sonra biri olmamış duyduğum şey ile dudaklarım hafif yukarı kıvrıldı.
"Sahil yoluna giriyor " dedi Braiden. Merakla ona bakıyorduk biraz daha yürüdükten sonra bir banka oturup denizi izlemeye başladı. Geldiğimden beri içinde bir duygu hissetmeye çalışıyordum ; nefret,korku,sevinç, mutluluk... Lanet olsun hiçbirini hissedemiyordum ve bu beni korkutmaya başlamıştı.
Braiden kaskatı olduğumu görünce, " Ne oldu bir sorun mu var" bir yandan da etrafa bakıyordu tehdit unsuru bir şey mi var diye.
"Onu hissedemiyorum" dediğimi duyunca afalladı;
"O da ne demek Lucas"
"Duydun işte...İçinde hiçbir duygu yok"
"Ben en kötü öfkeli olacağını düşünmüştüm ama....O bile yok"
"Eee iyi bir şey işte öfkeli veya nefret dolu değil " kafamı sağa sola sallayarak " Hayır hayır... Bu daha kötü bir şey nefret de bir duygudur onun sana karşı kötü de olsa bir şey hissettigini bilirsin " derin bir nefes verdikten sonra " Ama bu?.... onun ruhunu öldürmüş gibi hissediyorum betam ondan sonra hiç konuşmadı...
Sessizce onu izlerken yanına biri oturdu onu görür görmez dik konuma geldim hemen.
"Bu da kim!"
"Bilmiyorum daha önce adamlarım bu tanıma uyan birinden bahsetmedi"
Daha önceden tanışıyorlarmış gibi görünmüyorlardı.O zaman Lily ile niye konuşuyor bu şimdi! İçimdeki kıskançlık dalga dalga vücuduma yayılıyordu.Braiden bunu farkedince," Kendine gel Lucas, bir şey yapmayacaksın!"
"Kim lan bu! Ne konuşuyor Lily ile"
"Beş dakika içinde gitmezse yanına gidecem!" sinirden yüzümdeki her kas titriyordu.
"Saçmalama! Bir çuval inciri berbat edeceksin"
umurumda bile değildi biraz daha yanında durursa yanına gidecektim.
"Piç! Elini uzatıyor birde " dedim öfke ile
"Kalkıyorlar " Braiden'nın rahatlamış sesini duydum o an.Sonunda! Biraz daha dursaydı onun için iyi şeyler olmayacaktı. Tam o an Lily bize doğru baktı Braiden;
"Şimdi sıçtık!! " dedi . Biraz önceki öfkem gitmiş panik halde ona bakıyordum yerimden kıpırdayamıyordum bizi görmüş müydü?
"Gidiyor..Anlamadı galiba"deyince Braiden, rahatlamış bir şekilde nefes verdik.
"Hadi takip edelim " dedim.Eve girdiğinde bizde odasını görebileceğimiz bir yere park edip izlemeye başladık. Gece yarısına doğru ışığı yandığında kalp atışlarım hızlanmaya başladı.
Lütfen balkona çık yüzünü yine göreyim derken çıktı!! Tanrım keşke başka bir şey isteseydim
Oturup denizi izlemeye başladı.
"Lucas nasıl karşısına çıkmayı düşünüyorsun? "
"İnan bilmiyorum Braiden" gözlerimi ondan bir saniye bile ayırmadan ona bakıyordum. Onu o kadar çok özlemiştim ki...Şuan tek istediğim şey ona doya doya bakmaktı.
.....