Yetimhane müdürü karşımdaydı. En son gördüğümde günden daha kötü durumdaydı. Kilo vermeye devam ediyordu muhtemelen, ten rengi sararmıştı, göz altları çökmüştü. Üstünde kaşe kaban, altında siyah bir eşofman vardı. Sol bileğinde hasta bilgilerinin bulunduğu kol bandı vardı, ayaklarında terlik. Dudaklarındaki gülümseme ise hiç hayra alamet değildi. İki adım atarak Alp’in yanına geçtim. Böylece herkes arkamda kalmış oldu. ‘‘Ne istiyorsunuz benden?’’ dedim sesimi güçlü tutmaya çalışarak. Derin bir nefes aldı, gülümsemesini koruyamadı. ‘‘Konuşmak istiyorum.’’ Vücudumdaki bazı bölgelerde kaşıntı hissettim, alerji olmuşum gibi. Onunla karşılaşmak bile rahatsız etmişti beni. ‘‘Benim sizinle konuşacak hiçbir şeyim yok,’’ dedikten sonra arkamı dönüp arabaya doğru yürüdüm. Arabaya ulaşamadan d

