Ailbert Kabullen sevgilim senle ben hiç varolmamış gibi kayıplara karışacağız Oysa baharlar gelecek en güzel çiçeklerin kokusuyla şenlenirken ortalık özlemin ağır yüküyle selamlayacağız birbirimizi Ailbert McCoy'a doğru yola çıktığında aklı karışık , kalbi belirsizliklerle doluydu. Gitmek fikrini ilk kez dile getirdiğinde oldukça mantıklı görünmüştü gözüne oysa şimdi neden zorlanıyordu? Neden yarım kalmış gibi hissediyordu? İçinin rahat olması gerekirken bir yandan da durmadan aklına gelen İsabell'in kırgın bakışlarını hatırlayarak pişmanlık denizinde kulaç atıyordu. "Onu bir ker öptüm diye kendimi evlilik denen o zincire vurmayacağım " demişti ağabeyine. Sözlerinin her bir kelimesinden pişman olacağını tahmin edemezdi. "McCoy'u üzerime yıktığın gibi İsabell'i de yıkamayacaksın"

