Keira saatler sonra burnunun ucuna konan bir kelebeğin varlığıyla gözlerini aralarken eliyle burnunu kırıştırarak hapşırma hissinden kurtulmaya çalıştı. Uzun süredir uyuduğunu belli edercesine ağrıyan sırtını düzeltmeye çalışırken sağ elinde hissettiği baskıyla başını yana çevirdi fakat Lachlan'ı yanı başında elini sıkıca tutmuş bir şekilde uyuyorken göreceğini düşünmemişti. Elini öylesine sıkı tutuyordu ki sanki bir yere kaçmasından korkuyor gibiydi. Öylesine rahat görünüyordu ki yüz hatları yumuşamış ve bir kaç yaş daha gençleşmişti sanki. Yakışıklı yüzünde halinden memnun bir gülümseme vardı. Güneş yanığı teninde bir kaç keskin kılıç izi silikleşmeye yüz tutmuştu. Kiera istemsizce parmaklarını Lachlan'ın kollarındaki izlerde gezdirdi. Daha sonra gömleğinin açıkta bıraktığı sağ omzun

