SENELER SONRA Ateş gülerek koşarken elindeki basketbol topunu Merih'e doğru attı. Ateş sekizinci sınıftaydı, Merih ise dokuz. "Lan düzgün at!" diye bağırdı Merih, şakaklarından kayan terleri tişörtünü kaldırıp sildi. "Daha ne kadar düzgün atayım?" Ateş yorgun bir şekilde kendini yere bıraktı, başını, pisliğini umursamadan yere koyduğunda Merih ona yüzünü hafifçe buruşturarak bakıyordu. "Hayırdır Merih bey, kraliyet ailesinden misiniz?" "Kraliyet ailesinden olabilecek birisi varsa o da sensin Ateş." Kahve gözler gülerek yattığı yerden etrafına bakındı ardından tanıdık bir simayla başını hafifçe kaldırdı bu hareketi yüzünden boynu seğiriyordu. "Ne oldu kime bakıyorsun?" Gözleri üç gün önce görüp aklından çıkaramadığı o kızdaydı; Karen'deydi. "Onda..." dedi Ateş sanki kız onu duyac

