Yaklaşık bir buçuk saatin ardından Dağhan tekrar arabasını evin önüne getirdi, arabadan hızla indi Gülsüm, elindeki kediyi yine göğsüne hafifçe bastırarak arka bahçeye doğru ilerledi, Dağhan ise Samet’in arabasını göremediği için evden uzaklaştı. Gülsüm arka bahçeye getirdiği kediyi tekrar yere bıraktı. Onu dışarıda yalnız bırakmak istemiyordu ama eve de alamazdı çünkü kedinin hiçbir malzemesi yoktu ve alacak parası da yoktu. Dudaklarını dişledi ne yapacağını bir türlü bilemez bir haldeyken öylece kedinin başını okşadı. Gülsüm: “Allahtan ümit kesmek yakışmaz bir Müslümana bu yüzden üzülme güzel kedicik. Bak! Benimde bir elim engelli ama ben yaşıyorum hala sende yaşarsın korkma, ben bakarım sana gerekirse buraya bir kulübe yapmaya çalışırım. Havalar şu an çok sıcak ama yine de kışında raha

