Ablası ile yaptığı kısa görüşmeden sonra sahiden de yataktan çıkmasına izin vermeyecek gibi bakan kocasına döndü Gökçe. “Abimle konuşmalıyız. Nikahımızı bile bilmiyor daha.” Yusuf artık şu saatten sonra üzerinden tren geçse ezilmez gibi rahattı. Odanın serinliğinde karısının çıplak omuzları üşümesin diye battaniyeyi boynuna kadar çekerken konuştu. “Konuşuruz. En başından konuşmalıydık. Bana engel olmasan yok diye üzüldüğün bebek çoktan karnında olurdu.” Gökçe okulu varken, daha evliliklerini bile duyurmamışken bu fikri nasıl cazip buluyor çözemese de kocasının göğsüne tünerken mırıldandı. “Dün gece yaptıklarından sonra ona şüphem yok.” Yusuf ilk kez vicdanen rahatsız olmadan yaklaştığı karısının ne demek istediğini anladığından öz güvenle gülümsedi. “Yaptıklarımız, yapacaklar

