DEMRE “Bir tane Türk kahvesi alabilir miyim?” “Tabi,” diyen garson yanımdan ayrılınca bakışlarımı havuzda eğlenen insanlara çevirdim. Genco birkaç telefon görüşmesi yapıp kahvaltıya öyle geleceğini söylemişti, ben de odada beklemek istemediğim için aşağıya inip bir kahve içmeye karar vermiştim. Tatilimiz umduğumdan da güzel geçiyor ve ayaklarım yere basmıyordu. Yere inmek de istemiyordum. Hele Urfa'ya gitmek yerine Kıbrıs’ta bir restoran açıp işletsek hiç fena olmazdı. Fakat bu ne yazık ki bizim için mümkünü olmayan pembe bir hayal gibiydi. “Kahveniz,” diyen sesle bakışlarımı havuzdaki manzaradan çekip “teşekkürler,” dedim garsona. Geldiği gibi kibarca ayrılırken kahveden bir yudum aldım. Dün çok yürüdüğümüz, gece de uslu durmadığımız için bir hayli yorgun hissediyordum. Bugünü dinlen

