28.BÖLÜM "MİHRİNAZ" Mihrinaz, çok nazlı, naz güneşi. * Kürşat'ın gözleri gözlerimdeyken, iki yandaki kollarını Aliye'nin sırtına koyarak hızla çekti kendinden. Aliye'nin geri çekilmesi bile içimi rahatlatmazken, dişlerimi sıktım. Yanaklarım gerilirken, sinir tüm yüzüme yayılmaya başladı. Kürşat gür bir sesle boğazını temizlediğinde Ahu'nun hemen yanımda kıvrandığını hissettim. "Neden geldin oğlum?" Serap Hanım'ın sesindeki tedirginlik ortamdaki garip havayı dağıttığında gözlerimi ondan çektim. Şu kadının saçlarını elime dolasam hiç fena olmazdı doğrusu! "Hamra'm, gel narenim!" Kürşat'ın beni yanına çağırmasıyla Aliye'nin bakışları beni bulduğunda tebessüm ettim. İçim öfkeden köpürse de onun gözünün önünde Kürşat'tan uzak duracak halim yoktu. Dudaklarımda gerçek olmayan tebessümle Kür

