30.BÖLÜM "HABEK" Habek, üzülme, sıkıntı yapma. * Giden karısının arkasından bakarak, iç çekti Kürşat. Elindeki çatalı bırakıp, arkasına yaslandı. İçi sıkıntı ile dolmuştu. Serap Hanım'ın yeğeni Aliye'nin gelmesinin tam vaktiydi. Nareninin ondan haz etmediğini biliyordu. Hiç üzülmesin istiyordu. "Ah, gidelim mi artık?" Duyduğu sesle tabağındaki gözlerini sesin sahibine çevirdi. Karşısında kendisine gülümseyen kadına baktı. Nareninin olmadığı bir yerde kendisinin ne işi vardı? Boş sohbetlere katılacak hevesi yoktu. "Sizi Ahmet bıraksın, yorgunum biraz." "Ama-" "Oğlum, gidin birlikte. Hem Aliye onları çok özlemiş." Serap Hanım'a bakıp, dişlerini sıktı. Çenesi kasılırken sert çehresinin kıvrımları ortaya çıktı. Ne yapmaya çalışıyordu, Hamra'nın Aliye'nin gelişinden rahatsız olduğunu gör

