40.BÖLÜM "AŞUB" Aşub, kargaşa. * "Hamra iyi misin?" Ela'nın sesi ile uykulu gözlerimi aralayıp, yorgunca ona baktım. Midem hafiften bulanıyordu ve yorgundum. Sabah uykudan uyandığımdan beri hafif bir bulantım vardı. Kürşat işe Allah'tan erken gitmişti de halimi görmemişti. Yoksa bırakmazdı beni. Karnımın üzerine doladığım parmaklarımı çekip, yüzümü düzeltmeye çalıştım. "İyiyim, biraz midem bulanıyor o kadar." Ela elindeki kağıtları masanın üzerine bırakıp, karşıma oturdu. "Neden, üşüttün mü yoksa?" Sanmıyordum, ne öksürüğüm ne de hapşırmam vardı. Hem hava oldukça sıcaktı, yazın ortasında ne hastalığıydı bu? "Yediğim bir şey dokunmuştur belki." Ela, bedenimi süzdü ve ayağı kalktı. "Bugün erken git eve bence, ben söylerim Osman Bey'e." "Yok kalayım." "Hayır, inat etme. Sen git ben id

