ACAR Altı Ocak... Elimdeki nikah tarihinin yazdığı karta sırıtarak baktım. Ben askerlikte bile böyle tarih hesabı yapmamıştım. Üç ay yedi gün... “Yaaa canım çok az zaman var. Nasıl yetişecek onca şey?” Bu kız kafayı yemişti. Berçem sanki uzaydan inmiş gibi bir bakış attım ona. Ben neredeyse duvara her gün bir çentik atıp çift rakamlı sayılardan aşağıya aşağıya inecektim, o az zaman var diyordu. Benimle dalga geçtiğini düşünerek espri sanıp gülümsedim çünkü ciddi olamazdı. Ciddi olması mantığa aykırıydı. Millet üç ay içinde sözlenip, nişanlanıp, kırk gün kırk gece düğün yapıp bir de üstüne kadını hamile bırakıyordu. Hangi az zamandan bahsediyordu Allah Aşkına! “Dalga geçme benimle.” “Ya ev düzenlenecek, eşya bakılacak, salon tutulacak, gelinliği bilmem nesi. Dalga geçmiyorum.” “Yavrum,

