BERÇEM “Müstakbel gelin adayıma bakmayı kesersiniz, elimden bir kaza çıkmadan toplantıyı yapabiliriz.” Ne, ne, ne demişti o? Kulaklarım yanlış duymamıştı değil mi? Yok, bu adamın gerçekten duru yoktu. Sabır kelimesinin sözlük anlamını bildiğinden şüpheliydim. Daha biz iki kelam etmeden, ben daha bırakın evliliği teklifine evet dememişken yine ortaya bombayı atmıştı. Herkesin bakışları bir kez daha bana dönünce boğazını temizledi. Boğazına yapışma isteğimi zorlukla bastırdım. Niye böyle yapıyordu? Ata binmiş gibi dört nala koşmaya devam ediyordu. Bir dur, bir düşün değil mi, ama yok! Kendi aramızda konuşmamızı beklemesini tercih ederdim. Bu haber buradan dışarıya çıktığında neler olacağını, beni nasıl bir duruma soracağının farkında değil miydi bu adam? Aptal biri de değildi ki anlamayac

