Keyifli okumalar... Ayaklarımın yerden havalanmış olmasına rağmen çıldırmış gibi çırpınıyor, ağzıma ve belime dolanan büyük elleri kendimden ayırmak için büyük bir uğraş veriyordum. Karanlıkta hiçbir şey göremezken hâliyle nereye götürüldüğümü de bilmiyordum. Aniden yanan araba farları gözümü alırken, yaklaşan arabaların tekerleklerinin asfalttan çıkardığı sesler kulaklarımı doldurdu. Davut'lar yardıma gelmişlerdi. Beni tutan kişi arabanın yanına götürüp yere bıraktığında, arkamı dönüp yüzünü baktım. "Renat..." diye fısıldarken gözlerimin içinin parladığına emindim. "Bin şu arabaya," diyerek kapıyı açıp arabaya binmem için itekledi. "Sana çıkma demiştim!" Diye sitem etti ve fazlasıyla haklıydı. Aniden silah sesleri yükseldiğinde Renat beni kendine çekip kafamı eğerek, silahını çık

