Karşımda Savaş'la düğün törenimi düzenlememi isterken yüzünde alaya dair tek bir ifade bile yoktu. Samimi bir şekilde gülümsüyordu. Bunu gözlerindeki kaz ayakları yansıtıyordu. Aklımda ölçüp biçmeye zaman vermeden sordu. -Prensine güveniyor musun? Başımı salladım aşağı yukarı. -Güveniyorum ama... O da başını salladı benim aksime olumsuz anlamda sağa ve sola. -"Ama" varsa güvenmiyorsundur. Öyle değil mi? "Ama" kendinden önceki tüm kelimeleri önemsiz kılar. Derince bir nefes verdim. Doğruyu söylemek gerekirse güvenim ağır basıyordu. Yutkunarak yanıtladım. -Güveniyorum. Gülümsedi. Ah, bu gülümsemenin ardından gelecek imalı sözleri şimdiden duyabiliyordum. -Biliyorum güvendiğini. Sadece senin ağzından duymak hoşuma gidiyor. Bunu daha fazla dile getir ve prensini mutlu et.

