Asansörden iner inmez dudaklarının arasına sıkıştırdığı sigaranın son dumanını çeken Savaş'la göz göze geldim. Onun gibi bilinçli birinin vücuduna zehir sokması hayrete düşürüyordu beni. Fakat bu konudan ziyade okunmayan mimiklerinde bir endişe beliriyordu sanki. Yutkunarak ilerledim yanına. -Merhaba, neden geldin? Hava çok soğuk. Üzerine giydiği kapüşonlu kıyafete iyice sarılırken cevapladı. -Ailem bakanlıktaki yemeğe gitti. Seninkiler de gitmiştir diye düşündüm. Aslında şey... Tuhaf davranışına anlam veremiyordum. -Bir sorun mu var? -Yok. Ellerini cebine attı. Öne arkaya sallanıp duruyordu parmaklarının ucunda. -Sabahki alışveriş için kavga etmeye geldiysen... -Hayır, hayır. Kavga etmeye gelmedim. Kollarımı sabırsızca bağdaş yaptım. Ne beklediğine dair zerre fikrim

