BORAN Cumartesi günlerini çok severdim. Hem tatil olduğu için, hem de bir sonraki gün de tatil olduğu için. Pazar günleri ise pek hoşuma gitmezdi çünkü devamındaki gün işin ilk günü olurdu. Cumartesi bu yüzden daha keyifli bir gündü. Hele bugün özellikle daha bir sevmiştim çünkü birkaç saat sonra Eliz ile buluşacaktık. Kalkmış kahvaltımı yapmış, Diyarbakır’dan edindiğim bilgileri ve gelen dosyayı incelemiş, bir türlü Antep’ten çıkmayan Jir için birini görevlendirip adım adım takip etsin diye peşine takmıştım. Rizgar şu an görünürde rahat duruyordu ama ben kısa zamanda atağa geçeceğini ve asla rahat durmayacağını bilecek kadar iyi tanıyordum onu. Onun kadar hırslı biri, o kadar insanın gözü önünde küçük düşmeyi öylece gururuna yediremezdi. Hele Rizgar hiç… Dosyalarla yeterince vakit kayb

