ELİZ “Oha,” dedi İlhan abim. “Utanmıyor da yanımızda itiraf etmeye!” Dilimin ucuna kadar gelen bütün küfürleri geri yutup ona sert bir bakış attım. Kendisi koca mahallede Leyla gibi gezip seviyorum diye ortalığı inletirken mahalleliden utanmamıştı. Hepsinin ama hepsinin kirli çamaşırlarını biliyordum. Ben içlerinde sütten çıkma ak kaşık kalmakla beraber, gayet de temiz bir geçmişe sahiptim. Ayrıca ne diye sevdiğimi söylemekten utanacaktım? Karşılarına geçip hamileyim dememiştim ya! Edepli edepli aşık oldum demiştim. Onlar aşkı edepsiz olarak adlandırıyorsa onların sorunuydu, benim değildi. Ben köprüleri tayini istemeden önce yakmıştım ve onlar da bunu benim kadar iyi biliyorlardı. Hele de Aykan abim… Karşısına geçmiş, bilmediklerimi anlatmasını istemiş yoksa defolup gideceğimi ve bi

