Meva'dan "Bizi yanlız bırak Mihael" sessizliği bozan son cümlesi bu olmuştu. Mihael bana bir bakış atarken ben hala Theodor'a bakıyordum. Sanki ondan gözleri mi alırsam her şey daha kötü olacak gibi hissediyordum. Mihael yanımızdan ayrılırken Theodor yana çekilip "İçeriye geç" dedi. Bir süre baktıktan sonra odasına doğru yürümeye başladım. Onunla baş başa olmaktan korkuyor muydum? Hayır. Ona güveniyordum. Andrew den sonra bir erkeğe güvenmek hemde düşman ülkenin bir prensine güvenmemi sağlayan kişi kesinlikle karakteriyle beni etkileyen Theodor'du. O belki de imkansıza yakın bir şeyi başarmıştı. Odanın ortasında ayakta bekliyordum. Arkamdan geldiğini hissedince nefesim boğazıma takıldı. O bana ne zaman yaklaşsa korkudan farklı hisler hissediyorum. Heyecan gibi... Şu an durum farklı. "U

