-Albina şuan okulda ,ordanda teknoloji sınavı için Rufia ve ekibiyle buluşması gerekiyor.
-Bak sen, bizim kız büyümüşte hangi mesleği seçeceğine bile karar vermiş
-evet gelecek hafta sınav sonrası okumak için yurtdışına gidecek ,ben çok heyacanlıyım 6 yıl sonraysa üniversiteye transfer olacak ,kısacası gideceği kolej onun geleceği için çok iyi ,ablam için en azından bunu yapmayı başardım .Kızı benim ,onun yaşadıklarını yaşamayacak ,kollejde iyi arkadaşlar edinecek tehlikesiz hayat nasıl onu tadacak,biliyorsun ablam okumamıştı zaten ben okusam da sonunda bir katile dönüştüm ya orası da ayrı ama ona temiz bir gelecek vere bildiğim için mutluyum
-yatakhanesi falan iyi mi?
-evet geçen hafta Rufiayla üçümüz gitmiş etraflıca incelemiştik,tabi Albina orayı görünce hemen gitmek istedi ,onu öyle görünce bende çok mutluydum
-oh ne güzel herkesi bu kadar düşünmüşsün ya kendini ,kendini neden sürekli önemsemediğini hiss ediyorum ,ilk geldiğinde senin kendini herkesden çok sevmen çok iyiydi,ben bu Rebekkaya alışamadım ,hepsini o hafıza silici yaptı.Ahhh Benjamin pislik keşke seni ben öldürseydim
- haklısın ben eskidende böyleydim belki de eski ayarlarıma geri döndüm
-bende bizimkiler ortada yok tartışma sürüyor mu hala diye düşündüm
İkisi de arkaya döndüklerinde şaşırdılar .Az önceki sokak serserisi Nicklaustan eser kalmamıştı.Uzun saç ve sakkal kayb olmuştu ve beyaz gömlek ve siyah pantolonla sanki toplantıdan çıkmış gibiydi.
-ne var biliyormusunuz bence siz tekrar evlenin ,baksana az önceki mağara adamı Rebekkayı görünce yine gençleşti,resmen tanıyamadım ,sizin ilacınız yakın olmanızda
-saçmalama biz Nicklausla arkadaş kalmayı seçtik
-öyleydi değil mi? Peki hangi arkadaşı görünce böyle çiçek açıyoruz
-Kiara yeter bu kadar
O sırada Nicklausta onların olduğu bahçeye vardı.
-üzgünüm Kiara ama biz Rebekkayla olan durumumuzdan memnunuz,sen nişanlın Jonu düşün ,Riciyi bu konularla rahatsız etme ,ben şuan için sizi yalnız bırakacağım aramam gereken bir yer var
-tamam sen git bende gidiyorum zaten John aradı geçen ay yolladığın adres gerçektende Benjaminin barınağıymış dün ordan bir kaç kutu eski eşya bulduk,şeyyyy Bekka aralarında hapishaneden gönderilen bir kutu daha vardı ,eski eşyalarının olduğu
istersen eve gidince sana yollarım...
-benim eşyalarım mı ?
-evet üstünde ismin vardı
Ben akşam kutuyu kuryeden alınca odama döndüm .Kutuyu görünmeyecek bir şekilde sakladım ve sonra Nick ve Albinanın yanına gittim.Şuan kutuyu açmak istemiyordum ,çünkü kutuda sadece geçmişe dair eşyalarım değil ,tüm acı ve sıkıntılarım saklıydı,en önemlisi o güne ait bulduğum ip ucu en büyük kanıt vardı.
Nick beni görünce masadan aldığı meyve tabağını bana uzattı
-nerdeydin ,biz sensiz başlamak zorunda kaldık
-üzgünüm Kiarayla konuşuyordum
-tabi gördü ya benim burda kalacağımı ,şimdi durmadan arar durur
-teyze ben artık odama gide bilirmiyim ,zaten Nick amca oyundan birşey anlamıyor ,yaşlılık işte
-hey cadı senin teyzende benle aynı yaşta
-ama teyzem oyunu biliyor sen hep yenildin
Kız bunu dediği gibi de gülümseyerek odasına koştu.
-insanı gıcık etmek sizde aileden geliyor,bunu anladım
-sende gitmiyormusun bak geç oldu ,korkma bir hafta sonra seninle tekrar buluşur,dediğin doktora gideriz
-hayır,ben burayı çok sevdim gideceğimiz güne kadar burda kalmaya karar verdim .Ayrıca Albinaya söz verdim yarın onu Resmol muzeyine götüreceğim
-ya görevlerin ,Kiara gizli bir iş üstüne çalıştığını söylemişti.
- gereken yemi kullandım oltaya balıkların düşmesini bekliyorum,sen bana Kaguya otelden neden ayrıldığını anlatmaya ne dersin?
-ben bazı şeyler buldum ,dahası bunu sana nasıl açıklayacağımı bilmiyorum ...şey yanlış anlama ama senin baban tam bir .....
-babam mı....? Söyle babam ne yaptı?!
-işte bu tepkin yüzünden bunu anlatmak istemiyordum
Az önce sert bakışlı adam biraz sakinleşerek bağırmadan konuştu
-üzgünüm ,sen anlat ben dinliyorum
-Kaguya bana babanın Giasın adamlarını içeri alması için para teklif ettiğini söyleyince bende biraz araştırma yaptım beni hastanede tedavi eden doktoru buldum
-o Benjminin adamı değilmiydi ?
-meğerse yıllardır o Benaminden habersiz bana zararlı ilaçları sıradan ilaçlarıma katarak veriyormuş,doğru Benjaminde bir melek değildi,o hafıza siliciden sonra benim seni bir daha hatırlamamam adına bazı tedaviler görmemi istiyoru,sadece güvendiği doktorlarında ondan gizli yaptıklarından habersizdi,Reynold bununla bir taşla iki kuş vurmuş olduğunu sanıyordu .Bu bana ne kadar zarar verirse Benjamini devirmesi açısından iyi bir fırsattı,çünkü biliyordu benim yaşamam onun oğluyla Benjamin arasında eninde sonunda bir savaş çıkaracaktı.Ama ben ölürsem Benjamin en azından biraz oyuncağını kayb etmiş çoçuk gibi kendini kayb edecekti,ve sen ,benim ölmem en çok senin açından onun istediği birşeydi,ben olmazsam sen gözlerden uzak beni hatırlamadan bir hayat yaşaya bilirdin
-ben bu fikrin sonunun dediği gibi iyi olduğunu sanmıyorum
-aynen Nick zaten ben Giasdan ilk bunu duyduğumda kahkaha atmıştım,Benjamini benim ölümüm asla yıkamazdı o sadece saplantılıydı,adam tam bir manyaktı mutlaka yeni birşeyler bulurdu.
-Ben kendimi kast etmiştim ,dur bir dakika sen Gias mı dedin onunla buluştun mu
-yoooo orda dur sakın bana eski defterleri açtırma gayette güzel bir şekilde yaşardın,evet Giasla buluştum ve tüm bunları o bana anlattı
-ne zaman nerde ? Ya o sana zarar vermeğe çalışsaydı?Kiara ,Kaguya bunu biliyormuydu?
-hayır bilseler eminim o konuşma olamazdı .
Sen en son otelden gitdiğin günden 2 gün sonra telefon aldım .Gias benim erkek kardeşimin çalıştığı yeri bulmuştu ve bir hafta içinde onunla buluşmazsam ondan kardeşinin intikamını alacaktı
-bana neden haber vermedin ,yardım edebilirdim
-çünkü baban bu işin içindeydi Gias yüklü miktarda intikamı için parayla ödüllendirilmişti
Ama bende boş oturmamıştım Ritik onu hatırlıyormusun sana tuzak kurduğum o gün bana yardım eden ...
-evet o günü unutmak olur mu,senin ateşten partini asla unutamam ,demek o yardım etti
-evet ,o arena savaşlarının gizli görüntülerini devletin sistemini çökerterek çalmıştı ,bende listeden Giasın kardeşinin nasıl
öldüğüne dair görüntüyü bulduğum andan onunla buluşmaya karar verdim ,artık bu kovalmaca bitmeliydi.
-Bir kayıtla sen çakalların inine mi gittin?Rebekka buna inanamıyorum
-Nicklaus yeter ben çoçuk değilim ölümden korkmuyorum,bu yüzdende o bana birşey yapamazdı,Zaten o kayıttakı konuşmayı dinledikten sonra bana gerçekleri anlattı ve gitti. Baban bu seferde benden Albinayı uzak tutmak adına mahkemeye baş vurmuş,katil birinin kıza bakmaya uygun olmadığı falan ,bu yüzden ben Kiara ve Jonun onu evlatlık edinmesini sağladım,şimdide Rufia ile özel liseye gidiyor,yani o isteği de şey yine suya düştü.Kaguya otelinden Gias olayını çözünce ayrıldım ,çünkü babanın avukatlarının sürekli oraya gelmesi Albinayı kötü etkiliyordu,zaten burayı da bayan Kaguya önerdi ,burda huzurlu yaşıyorduk ,sen gelene kadar.Sana tek birşey söyleyeceğim o babana söyle ben artık ne onunla ne de onun ailesinden biriyle de olsa ilgilenmiyorum,evet eskiden olsa ona kızar ders vermeğe çalışırdım ama artık kendime zaman ayırmak istiyorum
-özür dilerim Rebekka ,tüm bu olanlarda benim hata payım var
-boş versene sen olmasan bile insanlar bana gıcık olmak için birşey mutlaka bulurlardı,ayrıca benimde hatam var yine Benjaminden sonra tekrar başka bir kötüye bulaştım ,bu hayat düzelecek gib görünmüyor
Tam o an Rebekanın yüzü değişti
-şimdi hatırladım Nick sen yapay zekayla ilgili eski kanıtların arandığını söylemiştin değil mi ?Gias bana kalıntıların anahtar rolunu oynayacak şeyi zaman makinesiyle elde edeceklerini söylemişti .Reynold bunu özel bir laboratuvarda yaptırıyor.
-ne ? Bunu Benjaminin ortaklarnın istediğini duymuştum ,babamda mı bunun içinde ?
Benim acilen gitmem gerekiyor ,yarın yine geleceğim
-ama Nick bu tehlik.e.li
Nick artık çoktan odayı terk etmişti bile .
Rebekka içini kemiren soruyla odada dolaşmaya başladı acaba bunu söylemekle hata mı etti
***
Saate baktım 02:07 artık benimde odamda dinlenmem lazımdı,başımda hafiften ağrılar vardı,birkaç ilaç alınca yatağımda oturdum ,gözüm kargoya gitti ve ben işığı tekrar açtım kutunun kapağını kaldırınca içim titredi ,içindeki benim ablamın öldüğü gün giydiğim kiyafetlerimdi ,hafıza silici yüzünden bazı şeyleri net hatırlamasam da o gün benim asla hafızamdan silinmemişti,içeri girdiğimde ablamın cansız bedeni ve yanı başında öldürüldüğü silah ve elinde sımsıkı tuttuğu o küçük rozet üstünde Ltv 2155 yazısı olan o şey benim eniştemin peşine düşmem için kifayet etmişti ,çünkü öyle rozetler aslında kriket oyuncularının kiyafetlerinde oluyordu ,benim eniştemde bazen arkadaşlarıyla kriket oynamaya giderdi .
Hemen kiyafetimin ceblerine baktım ,rozeti pantolonun altında buldum .Rozeti bilgisayarda taradım
Üstündeki rakamları çözmeye çalıştım ,olmadı bu çok tuhaftı yıllar önce bulduğum rozet ve kiyafetin kalıntısı bile varken böyle kiyafetin bulunmadığını söylüyordu.Ablamın sanki onu bana bir ipucu gibi bıraktığı düşüncesi aklımdan çıkmıyordu .
🍁🍁🍁🍁
Reynoldun ofisi
Leon koşarak içeri girdi
-efendim aşağıdan korumalar aradı Nicklau burdaymış ve çok sinirli görünüyor,acaba Gias gerizekalı ona birşey mi söyledi
-onu içeri alın
Nicklau içeri girdiği gibi yandakı vazoyu yere fırlattı.
-Klaus ne yaptığını sanıyorsun o bana özel olarak gönderilen bir hediye
Nicklaus sanki onu dinlemiyordu,masadakı herşeyi yere fırlattıktan sonra sinirli şekilde ellerini kızarmış yüzüne götürdü ,sanırdın şuan bir lav gibi etrafı yakıp kül edecek.
-ben sana ona bulaşma dedim değil mi, neden hala onunla uğraşmaya devam ediyorsun,kız hasta ,anlıyormusun ,senin,benim gibi insanların yüzünden o durumda anlıyormusun ?!! SÖYLE!!! Rebekkayla alıp veremediğin ne ,ne istiyorsun ondan ?
Onu Jenifer gibi kötü kadere mahkum etmene izin vermeyeceğim ,neden bunca zaman senden nefter ettim baba biliyormusun ?
Bu sadece ne benim şirket yüzünden kavga ettiğimizle ne de Jenifer zengin aileye sahip değil diye onu benim hayatımdan çıkarmanla bir alakası yok ,sen oğlun kazaya düşünce bile onu değil kendi niyyetini gerçekleştirmek için uğraşmışsın.İşte bu yüzden ben senden nefret ettim ,asla da seni affetmeyeceğim,Sen doktorların Jeniferi kurtarmasına müsade etmediğin için seni asla affetmeyeceğim.
-ister affet ister etme ama ben yaşadığım sürece oğlumu ,onu dibe çeken kadınlardan uzak tutmak için hep çalışacağım.Hayatın boyu doğru kadın bulamamışsın Jenifer seni şirketten ayırdı,şimdiyse zevk anlayışın daha da kötü, şu kız katil anlamadan dinlemeden masum insanı öldürmüş
-Birincisi beni şirketten kimse ayırmadı senin o şirketi nasıl paralarla idare ettiğini iyi biliyordum ,bu yüzden gittim,ne düşünüyorum biliyormusun Benjamin iti kendi kardeşine o tuzağı kurmasaydı ,eminim sen başka bir yol bulup yinede Jeniferi öldürmeyi denerdin,değil mi baba,
tıpkı Gias köpeğini Rebekkanın üstüne salman gibi ,ama unuttuğun birşey var ben eski Klaus değilim
öldürmeğe çalıştığın kızda Jenifer değil ,ona birşey yapmaya kalkarsan emin ol şirketin isminin parçasını bile bu toprakta bırakmam
-unuttun mu ,o kızla bir araya gelmeseydin ,beni suçladığın bu duruma sebeb olan kazaya düşmezdin ,yine aynı yanlışı yapıyorsun ,yanlış kadınların peşinden koşmayı bırak
-öyle mi bunu Siya için neden yapmadın?
-çünkü onun seni en büyük sorundan uzak tuttuğunu biliyiyordum
-sorun mu ,baba Rebekkaya olan bu nefretinin sebebi ne ,neden bu kadar ona önyargılısın
-çünkü korkuyorum ,seninde sonunun Benjamin gibi olmasından korkuyorum ,o kadar kötülüğü bir kız için yaptığını ve öldüğünü bilerken neden hala o kızı savunuyorsun
Nicklaus elini kafasında gezdirdi bir anda çılgınlar gibi yüksekten gülmeğe başladı
-demek Benjaminin sonu Rebekka yüzünden geldi öyle mi? Ya ben baba ?benim bu kadar yaşadığımın sorumlusuda mı Rebekka ,belki benim Jeniferle evi terk etmemde de o suçluydu ?Asıl suçlu arıyorsak emin ol onu bu odada aramalıyız.Bu arada Benjamin, belasını bana,arkadaşlarıma yaptıkları için buldu .
-Bakıyorum o kadar şeye rağmen hala ders alamamışsın
-Baba lütfen dur artık beni katil yapma insanların o kadar acı çekmesi yetmedi mi ,bu işlere son ver ,felaket getirecek yeni şeylere bulaşma yoksa benim çökertmeye çalıştığım cehennemin içinde sende yanacaksın
-o zaman o kızı unut ve eve geri dön ,annenin kız kardeşinin yanına
-hala anlamıyorsun değil mi ?! O kız sizin yüzününzden bana olan güvenini kayb etti ,Benjamin ve sen bizim hayallerimizi yok ettin.
Eve annemleri görmeğe geleceğim şimdi değil sizin ,insanların hayatını mahv ettiğiniz şeyden temizledikten sonra
Dışarı çıkınca ben hemen Rebekkayı aradım,şuan beni ondan iyi anlayacak kimse yoktu,ve ruhu bedenine sıkışmış adam gibi onun melodi gibi sakinleştirici sesine ihtiyacım vardı.
-Nicklaus? Sen ..iyimisin?..
-şimdi ......iyiyim.Ricci...ben... sana gelebilirmiyim?
-Nick sen şuan nerdesin?
-kendimi uçurumun kenarında hiss ediyorum ,öne gidersem kayalıklar ,arkaya dönersem durduğum toprak kayacak gibi ,nereye gidersem neden sonu aynı yere çıkıyor
-sen içtin mi ?
-doğruyu söylemem gerekirse sabah biraz içmiştim
-hemen seni almaya geliyorum
-gerek yok ,daha sarhoş olmadım ,sadece biliyorsun ayık kafayla babamla konuşmak çok zor.Üzgünüm Rebekka senin o kadar sorunun varken birde bana vakit ayırıyorsun gerçekten üzgünüm
Telefon kapandı .
Ben hemen Ritiki aradım o Nickin olduğu yeri bilgisayarında bulduğunu söyleyince ben ona bir şey daha sordum
Evet Rufia haklıydı zaman makinesinin projesi daha yedi yıl önceden yapılmaya başlamıştı ve Kiaranın gönderdiği raporlar bunu kanıtlıyordu.
Listedeki isimler arasında bir çok kişi vardı ve raporu hazırlayan Ritik ti
Ben Kiarayı tekrar aradığımda o beni rahatlattı ,John artık Nickle beraberdi ,onlar iki eski takım arkadaşı dışında iyi dostluğa sahiptiler .
Bu yüzden ben vakit kayb etmeden makine hakkında konuşmak için Kiaranın verdiği adreste Ritikle buluşacaktım
Kafede buluşacağımı bildiğim için içeri geçince etrafa bakındım sürekli bilgi aldığım insanı ilk kez canlı görecektim .Etrafa tekrar bakındığımda köşede masa başında 27 yaşlarında uzun boylu kahve rengi saçları onunla uyumlu iri gözleri olan adam beni görünce ayağa kalktı ve bana doğru el salladı,onunla bilgisayarda bir kaç kez konuşmuştum ,tabi yangın tuzağı günü de buna dahildi ,ama eminim o beni tanıyordu.Üstüne giydiği siyah tişört gözlüğüyle uyumluydu.Ben onun olduğu masaya varıncaya kadar onun yüzündeki gülümseme hiç kayb olmadı.
-Ritik ?
-evet ,sizde Rebekka Jons değil mi ,sizin hakkınızda çok duydum .
-nerden?
-biliyorum ki , zaman makinesi projesinin hazırlanmasında listede olan isimler arasında benim ismimi de görmüşsünüz
-anladım demek zamanında Reynoldla çalışmışsınız
-dahası ben o zamanlar sadece asistandım ,ama profösörlerin sizinle ilgili konuştuklarından sizi tanıyorum
-O zaman açık konuşacağım zaman makinesı şuan nerde ?
-eskiden Benjamin ve diğer ortağı Patrik tarafından oluşturulan labaratuvardaydı,ama bir kaç ay önce Reynoldun onu yüklü para karşılığında satın aldığını duydum
-yani çalışıyor mu?
-çalışması imkansız gibi birşey ,çünkü anahtarı Benjaminde
-neye benziyor anahtar?
- büyük bir madalyon zaten Benjamin onu boynunda taşıyor
O bunu söyleyince benim gözümün önünde bir olay canlandı ben Kiara ve ekibi oyunu terk etsin diye anlaşma yaptığım günün sabahı ölmediğimi görünce Benjaminle odada kavga ettiğim sırada ,ona yakındakı vazoyu fırlattığımda ,içindeki su yüzünden gömleğı ıslanmıştı,işte o an onun boynunda tuhaf kılıca benzer küçük bir madalya görmüştüm
-siz makineyi neden arıyorsunuz ? Biliyormusunuz onu yapan tüm çalışanlar geçen ay seminardan dönerken kazada öldü ,isteseniz bile onu çalıştırmanız zor olacak
-peki mahv etmek,sıradan çıkarmak o da mı zor?
-benim gibiler için bile olsa bir kaç saat süre bilir neden sordunuz?
-Ritik makinenin olduğu yeri bulursak onu tamamen kapata bilirmisin?
-yapa bilirim ,ama neden ben ,bana bu kadar güvenmeniz doğru mu?
-birşeyi fazla sorgulamayan adamları severim ve bana bir kaç kez yardım ettiğin için bunu da yapacağını biliyorum
-ya etmezsem? Yani herkes geçmişi değiştirmek ister,neden onu mahv ederek fırsatı kaçırayım
-ama senin niyetin bu değil ,bunu şuan söylemende inandırıcı gelmiyor
-bu kadar çabuk inanmamalısınız insanlara
-yüzündeki ifade bana senin nasıl biri olduğunu söylüyor ,ayrıca seni araştırmadığımı mı sanıyorsun 7 yıl önce projeye başladıkları sırada sen onların aslında makineyi neden istediklerini anladığın an onu bozmaya çalışmışsın , bunu fark ettikleri an seni projeden uzaklaştırmışlar .Ama senin onlardan daha çok şey bildiğini de biliyorum
-tamam size yardım edeceğim ,ama birşey söylemeliyim makine geçmişe gitse bile bazı şeyleri değiştiremiyor,ölüm de buna dahil
-teşekkür ederim,bunu söyleyeceğini biliyordum, bizde hiç birşeyi değiştirmek istemiyoruz.
[Aslında ablamı geri getirmek için bir fırsatım olsaydı bunu yapardım,ama bunu yaparsam nelerin daha değişeceğini bilmiyoruz ,ya daha da kötü olursa diye hep düşünmüşümdür.
Karşımdakı adama güvenmemdeki tek sebeb onun gözlerindeki masumiyyetti,onu bu yüzden kardeşime çok benzetiyordum,doğru insanlara çok kolay güvene biliyordum ve bu yüzden çok canım yanmıştı ,ama yinede sanki onu yıllardır tanıyor gibiydim .Bu yüzdende ben olmasam bile arkadaşlarımın mühüm görevde güvenecekleri insanlarla olmasını istiyordum ]
Akşam eve döndüğümde Kiara ve Albina mutfakta konuşuyorlardı .Beni görünce ikisidi gülümsedi .
-teyze hoş geldin?
-hoş buldum güzelim,vao ben bu günleri de mi görecektim,siz baya hamaratmışsınız kızlar
Mutfaktan güzel kokular geliyordu ve Albina masayı düzenliyordu
-Abartma Bekka alt tarafı tavuk ve patates kızarttık
-evet teyze bende Kiara ablaya yardım ettim
-aferin benim kızıma ,o zaman bundan sonra mutfak sende
-dalga geçme teyze
-tamam
-Bekka sen Nicklausla konuştun mu?
-hayır ,üstümü değişince onu ararım
-şey o .........
Ama Rebekka onu dinlemedi ve sadece "sonra Ari " dedi ve odasına doğru gitti.
Aşağı katta büyük mutfak ve lavoba ve küçük bir misafir odası vardı
Yukarı kattaysa 2 oda vardı Rebekka ve Albinanın odası karşı karşıyaydı
Ev oda bakımından küçük olsa da şuan Rebekka burda çok mutluydu .
Rebekka kendi odasına geçince ışığı açmadan üstünü değiştirmek için sabah yatağına bıraktığı kiyafeti aldı ve gömleğini çıkardı ,pantolonu çıkarmak üzereydi ki bir ses duydu.
-karanlıkta bile bu kadar güzelsin
-ANNEEEE !!
diye bağıran Rebekka hemen ışığı açmaya koştu .
Yakındakı vazoyu da eline almayı ihmal etmedi
İşte o an yatakta uykulu gözlerle sarhoş bir şekilde onu izleyen Nicklausu gördü
-lanet olsun Nicklaus söylermisin benim odamda ne arıyorsun ?
Oysa Rebekkanın sinirli bakışları karşısında biraz daha sırıttı
-vazoyu bırakıp üstüne birşey mi giysen
hasta olmanı istemem doğrusu
Rebekka şimdi onun karşısında kaşkorse (Kaşkorse, kolsuz bir iç giyim türüdür. Bazen onu tişört yerine de kullanıyorlar ) ile durduğunu fark etti .Vazoyu bıraktığı gibi koltuktan aldığı yastığı ona fırlattı
-aptal hemen odamı terk et !
Hızlıca sabah bıraktığı tişörtü giydi .Ama Nicklaus sanki onu dinlemiyor kafasını çevirmiş duvarı izliyordu.
-Ne aptalmışım ,senin gibi birini kaybetmek için birçok şey yapmışım
-sarhoş konuşması mı bu ,tamam sen burda kal kendine gelince aşağı inersin
Rebekka kapıya doğru gitti ama Nicklaus yataktan kalktığı gibi onun kolundan tuttu ve kendine çekti ve bir anda ona sarıldı.
-biraz benimle kalırmısın ?
-ben...tamam .. ama lütfen beni bırak nefes alamıyorum.
-üzgünüm
Nick Rebekkanın yardımıyla tekrar yatakta oturdu ,Rebekka da onun yanına geçti.O uzun bir süre Rebekkanın yüzünü inceledi ve anı bekliyormuş gibi kafasını Rebekkanın dizlerine koydu.
-Nick sen ne yapıyorsun?
-Rici lütfen böyle kalalım .
Birşey söyleyemedim ne söyleye bilirdim ki,herkesin hayatında yalnız kaldığı ,kendini kimsesiz hissettiği dönem mutlaka olmuştur,belki de Nicklaus bunu şimdi daha derinden yaşıyordu .Yoksa asla pes etmez diye düşündüğüm adamı şimdi karşımda bu halde görmek benimde içimi acıtıyordu.Üstelik onun alkolu sevmediğini iyi biliyordum.Elime dokunan sıcaklıkla ben bakışlarımı elime çevirdim .Nicklaus elimi kendi yüzüne götürdü.
-Ellerin yine buz gibi ...
-evet dışardan geldim bu yüzden olmasın
-hayır senin ellerin hep böyleydi ,çünkü elleri soğuk olanın kalbi sıcak olur derler
-öyle mi ?Anlaşıldı demek o kadar sıcaktı ki ,sen bile kalamadın
-biliyormusun ilk defa aşık olduğumu düşündüğümde 19 yaşındaydım üniversitede bir kız vardı ,herkesle iyi geçiniyordu,ama bir tek bana soğuktu,bir gün ben bu kızın karşısına geçtim bana neden farklı davrandığını sordum,o da "çünkü sen benim babamın hayatını mahv eden adamın oğlusun!! demişti
o zamanlar dediği kelimenin anlamını bilmiyordum ne olduğunu anlamak için babama sorduğumda şirketten hırsızlık yaptığı için babasını kovduğunu söylemişti .Ben yine de kıza acımıştım ve ona yardım etmeğe çalışıyordum ,hatta babamdan habersiz onunla aynı iş yerinde çalışmaya başlamıştım .Biraz zaman sonra sevgili olmuştuk ,bir gün kız ortadan kayb oldu ve ben onu bir daha göremedim Ne iş yerinde ,ne üniversitede hiç bir yerde yoktu .
Aradan 4 yıl geçti ve bir gün o beni aradı buluşmak istediğini söyledi.O gün duyduğum şey benim babama olan inancımı yıkmıştı.Meğerse o, kıza para teklif etmiş ve uzak durmazsa onu ve ailesini öldüreceğini söylemiş.Kız 4 yılda aldığı parayla kendine yeni bir düzen kurmuş ve babamın gizli işlerini takip ediyormuş
-o kız Jenifermiydi?
-evet Benjamin kardeşinin kaza yapmasını planladığı o gün ben Jeniferle evimize gittim ve babamın gizli işlerinden haberim olduğunu bu yüzdünde şirkettende evdende sonsuzadek ayrıldığımı söyledim ,sonrası malum ,kaza ve onun Jeniferi ölüme terk etmesi .
- bu yüzden mi bu kadar içtin? Babanın, tekrar aynı şeyleri yaptığını öğrendiğin için mi ?
-aynı şeyler mi hayır ! O daha beterini yapmış baksana onun yüzünden ikimizde ne haldeyiz.
O bunu söyleyince kafasını çevirdi ve kollarını Rebekkaya sardı.
-teşekkür ederim
-neden?
-beni dinlediğin için
-sen unuttun mu biz herşeyden önce iyi arkadaştık ve ben öksüz bir çoçuk gibi o turnuvada mahv ola bilirdim,ama sen bana kanat geldin her türlü destek oldun ,doğru sevgili ve eski koca olarak beni çok kırdın,ama yaşamam için yaptığın iyiliklerin daha fazla olduğu için senden asla nefret etmedim
-biliyormusun geçmişe dönme fırsatım olsaydı o gün seninle evlendiğim o gün herşeye rağmen seni alıp kaçardım ,nereye olursa olsun yeter ki,sen benimle ol gerisi önemli değil........
-evet düşününce bu iyi fikir ama arkadaşlarımızı düşününce de onlara zarar gelmesin diye geri gelirdik
Rebekka tekrar Nicklausa baktığında o artık uyuyordu .
Rebekka usulca onun kafasını kaldırdı ve dizlerinin yerine oraya yastık koydu ve üstünü battaniye ile örttü ve odadan çıktı.
-ah bizde seni almaya geliyorduk ,yemekler hazır üstünü değiştin mi?
Kiara soru sorarken bile gülümsüyordu
-sennnn neden bana Nicklausun odamda olduğunu söylemedin
-söylemeye çalıştım ama sen dinlemedin ,ayrıca sizi bir araya getirmek güzel olmadı mı?
-Kiara sen elimde kalmak mı istiyorsun ha?
-tamam benim öfkeli bebeğim kızma ,şaka bir yana ben ikisininde o kadar sarhoş olacaklarını bilmiyordum.
-seninki nerde peki ?
-iksini de misafir odasına götürdüm ama Nick senin odaya gitmekte israr edince bende birşey söyleyemedim
-anlaşıldı ,o ikisini bir daha yalnız bırakmamak lazım
-haklısın ama zaten onlar yemek yemişler Albina ve bende seni bekledik
-tamam kız kıza yemek daha eğlenceli
Yemekten sonra Kiara uyumak için sevdiği adamın yanına misafir odasına gitti ve bende ,odamda Nicklaus olduğu için Albinayla onun odasında uyumağa karar verdim .Hiç uykum yoktu Albina mışıl mışıl uyuyordu ,bense bu gün olanları tekrar düşündüm
-Nick gerçekten zor bir yolda yürüyordu,umarım tüm arkadaşlarımız adına bu işi sona kadar götürür.
Yerimde tekrar döndüm,ama bu sefer yine kafamdakı şiddetli bir ağrıyla odayı terk ettim ve tutunarak kendi odama gittim ,ilk olarak lavobadakı aynanın karşısına geçtim,yüzümü yıkadım burun kanamamı durdurdum ve sessiz bir şekilde dolabın önüne geldim .Işığı Nick yüzünden açmadım,uyanmasını ve beni bu şekilde görmesine asla müsade edemezdim.Öte yandan ilaçları karanlıkta bulamıyordum ve kafamdakı ağrı da şiddetleniyordu.Kafamı tuttum ,yine dolapta arama yaptım ve sonunda ilaç kutusunu bulmuştum,kapağını açtım ama aniden ağrıyla kolum uyuşdu ve ilaç kutusu elimden düştü,bu son zamanlarda sürekli olmaya başlamıştı ,uyuşukluk ilaç alınca bir kaç dakikaya geçiyordu.Ben diğer elimle yerden ilaçları toplarken biri ışığı açtı ,kafamı kaldırdım Nicklausu uyanmış halde şaşkın bir şekilde beni izlerken gördüm ..
Ben ağzımı daha açmadan o masadakı su bardağını aldı ve kutudakı ilaçla bana uzattı , ilacı aldım ama o an onun karşısında öyle durumda olmak beni mahv etmişti .Konuşmak istemedim ve sadece başımı aşağı eğdim ,saçlarım yüzümü kapattı ,onun benim ne acı çektiğimi ne de göz yaşlarımı görmesini istemiyordum.Acı yüzünden elimi yumruk yaptım,tırnaklarımın elimde iz bıraktığından emindim .Ama acı bir türlü hafiflemiyordu ,işte o an o yine beni kendisine çekti ve kollarıyla beni sardı .
-geçecek korkma ben burdayım ,elini kanatacaksın
benim elimi kend omuzuna götürdü
-canın yanıyorsa saklama benim omuzumu ,kollarımı kanat ama kendine zarar verme
Ben acıyla onun omuzundan sımsıkı tutundum ,belki de onun da canı yanıyordu şuan ama o ses etmiyordu ve sadece bir çoçuk gibi benim saçlarımı okşuyordu.
Ne zaman uykuya daldığımı hatırlamıyordum ,ama yüzüme değen hafif rüzgarla uyandım .
Gözlerimi açtığımda onunla sarmaş dolaş yataktaydım .Üstümde onun ceketi vardı .Ama dikkatimi çeken onun tişörtündeki kan lekesiydi ,benim burun kanamam durmadığı için eminim onun bana sarıldığı sırada tişörtüne bulaşmış olmalı,ama neden ben uyuduktan sonra değişmedi .
Ben sakin bir şekilde onun kolunu belimden almak istediğimde o uyandı ve kendisi ayağa kalktı.
-üzgünüm ,gerçekten üzgünüm ama akşam sen o kadar acı çektikten sonra kucağımda öylece uyuya kalınca bende seni yatağa koydum ama kollarınla hala bana sarılmıştın ,bende seni uyandırmamak adına yanında uyudum .
-asıl ben özür dilerim ,kiyafetini mahv ettim .
-saçmalama ,sen şimdi iyimisin?
-evet iyiyim ,lütfen bundan kimseye bahs etme tamam mı ? Kimsenin beni bu şekilde görmesini istemiyorum Şimdi sana yeni kiyafetler vereceğim
-nerden ?
Soruyu anlamadığım için dolabın kapısını kapattım ve tekrar ona baktım işte şuan fark ettim o az önceki sevimli kişi gitmiş yerine aksi ve soğuk bakışlarla bana bakan bir gelmiş gibiydi.
-erkek kiyafeti diyorum ......
Galiba soruya tam olarak sorup sormamak arasında kalmıştı
-aaaa şimdi anladım bu kiyafetler başka birinin giydiği kiyafetler değil ,biliyorsun aylar önce ailemi ziyarete gitmiştim ,tabi onların hepsi için de hediye almıştım ama malesef hediyelerimde benim gibi bu konuda şanssızdı .İşte bende her ihtimale karşı onları burda saklıyordum .
-teşekkür ederim
Aslında bu teşekkür bana sadece kiyafet için söylenmedi diye algılasam da üstünde fazla durmadım ve odadan çıktım .
Aşağı inene kadar saçlarımı topladım ve her zamanki neşeli yüz maskemi taktım ,onların benim hastalık yüzünden kötüleştiğimi anlamalarını istemiyordum .
Bu gün sabah kahvaltı çok keyifliydi belki de uzun yıllardan sonra ilk kez bu kadar mutluydum ,konuşulan konular,mutlu suratlar ve en önemlisi bu kadar insan, sevdiğim insanlarla aynı sofrada oturmak çok güzeldi .Bir tek onun üstümden ayırmadığı o bakışları beni endişelendiriyordu,ona baktıklarını görünce hemen gülümseyen ama sanki aslında oldukca uzaklara dalmış gibiydi.Nicklausun bu bakışları belki de akşam ki olay yüzündendi,beni ilk kez öyle gördüğü içindi .Herkes bunu kaldıramazdı .
Sadece 2 gün vardı,evin neşesi Albina yurtdışındakı yeni koleje gidiyordu .Şimdiden tüm gerekli eşyaları kutularda toplanmıştı .
Ben dün Ritikle konuştuklarımın hepsini Kiara ve Nicklausa anlattım
Nicklaus bana Albinanı yolcu ettikten hemen sonra hastaneye gitmeli olduğumuzu söylediğinde ben itiraz etmedim .Ne olacaksa olsun artık.
Öylene doğru Nicklausa gelen aramayla evden ayrıldı .Kiara bana onların ihtiyacı olan insanlar için yeni proje yarattıklarından bahs etti .Her yıl tenis ,kriket ,basketbol gibi yarışlar için zamanında mor takımda yarışan Samanta kiyafetler hazırlatıyor , takımların ait olduğu şirketler bu kiyafetleri alıyor ve parasını ihtiyacı olan insanlara dağıtıyor,işte Nicklaus o yatırımcılardan biri .
-demek bunca zaman onun gizli gizli yaptığı projeler bu kadar önemli farkındalıklar yaratıyormuş.
-Ayrıca o kiyafetlerin hazırlanmasında kaç kişi çalışıyorsa hepsi açlık yüzünden zamanında çok zor durumlar yaşamışlar ,ama Nicklausun projesi bir kaç şehirde insanlara umut oldu,bizim şehirde de vardı .Hatta hatırlıyormusun kaldığımız otel vardı ya ordanda gelirleri o projeye gidiyor.
**
Erik Nicklausu kapıda karşıladı
-sonunda gele bildin
- neden ?bu sefer ne oldu?
-Nick adamlar aradı Benjamini o turnuvada görmek istiyorlar ne zaman ve kaç dakika orda olmalıyım
- bu gün en fazla 15 dakika
- tamam hallederiz , kiyafetler geldi mi ?
- evet birini ayırdım sen bakarsın
-önemli olan iyi satış yapması bu sefer o okulu yaptırmalıyız.
İş bitince Nicklaus Erik in verdiği ,içinde yeni sezon kiyafetlerinden bir örneğin bulunduğu paketi arabanın arka koltuğuna bıraktı
2 gün sonra
İşte Rebekka sevmediği hastenelerden birinin önünde durmuş bekliyordu.Ama Rufiada ordaydı tüm tedavi boyunca yani 3 aya kadar burda çalışacaktı.Rebekka o kadar süre boyunca uyuyacağı makinenin bulunduğu kapının önüne vardığında Rufiaya bir daha sarıldı .Sabah Albinayı ve Kiaraya da öyle içten sarılmıştı etrafa belli etmese de aslında onları kayb etmekten ilk kez bu kadar korkuyordu.Ne kadar tuhaftı değil mi sürekli ölmek için her türlü zorlukla tek başına mücadele eden kadın şimdi yaşamak için çabalıyordu .Bu yüzden çevre çok önemliydi ,şimdi kazandığı mutluluğu kayb etmek istemiyordu.
-Bekka burdan yollarımız ayrılıyor ben bilgisayar ekranını kontrol etmek için seni yan odadan izleyeceğim, sakın heyecan,stres yapma ,rahatla tedavin güzel olacak buna inan
-tamam
Bunu söyleyince etrafa bakındım ,Nicklaus benimle gelse bile ortalıkta yoktu.Belki de bu daha iyi o da zamanında hastanede çok zor şeylerle mücadele etmişti
Akvaryuma atılan bir balık gibi bende makinenin içinde yatırıldım ve tüm işlemden yani koluma takılan kontrol edici cihazlar sonrası makinenin kapısı kapandı.Kapı camdan olduğu için etrafımda haraket eden doktorları görüyor ve duyuyordum
Gözlerim yavaş yavaş kapanıyordu ve birden cam tıklatıldı. Maskeli doktor bana camdan el salladı ve sonra maskesini çıkardı sol elini havaya kaldırdı.
Nicklaus beni hep şaşırtmayı başarıyordu ve bu sefer doktor kiyafetinde camdan bana bakıyordu ,ben sonra anladım o bana birşeyler söylemek istiyordu ve işte şimdi onun işaret ettiği şeye parmaklarına baktığımda orda yüzükleri gördüm, dahası parmağına 2 yüzük takılıydı. ,bu bizim evlendiğimizin tek kanıtı olan yüzüklerdi ve ben kendi yüzüğümü Albinaya verdiğimi hatırlıyordum .
Yeniden onun yüzüne baktığımda söylediği şeyi anladım
-senin için şimdilik ben takacağım .
Bu o kadar komikti ki,o kadar sert yapılı bir adamı o durumda görmek beni gerçekten güldürmüştü ve ben ona parmaklarımla yakışmış işareti yaptım .O da kendi parmağına baktı ve güldü.Sonra doktorlar ona birşeyler söyledi ve yine o surat gülümsemeyi somurtmaya dönüştürdü ve gidiyorken tekrar cama döndü ve yumruğunu havaya kaldırdı.
Bunun anlamı "güçlü ol "demekti
***
Albina yeni kolejin önünde teyzesiyle vedalaştı sonra teyzesinin Kiarayla konuştuğunu görünce , hemen Nicklausa döndü ve boynunda taşıdığı teyzesinin verdiği emaneti ona uzattı.
-Artık bunu gerçek sahibine iade ede bilirim ,lütfen bu sefer teyzeme iyi bak ,o çok iyi insan
-teyzen bunu sana ne zaman verdi?
-beni ilk ziyaret ettiği gün ,bana çok değerli birinden hediye olduğunu söylemişti ,sonra aynı yüzükten seninde boynunda görünce gerçeği anladım .Nicklaus amca yaşlandın biliyorum ama umarım bu söylediklerimi unutucak kadar değil.Sakın teyzemi üzme,yoksa seni bulur ve ve...
-öldürürsün anladım
-herneyse ben söyleyeceklerimi söyledim
Albinanın teyzesine benzediği o kadar belliydi ki,kızın şaka yaparken bile suratı teyzesi gibi somurtkandı .Büyüynce eminim Rebekka gibi olacak diye düşünen Nicklausun yüzünde hafif bir gülümseme yarandı
***
Nick şuan Rebekkaya destek olmak için kafasında birçok şeyi tartıyordu,bu yüzden arkadaşının yardımıyla kısa süreli de olsa Rebekkanın uykuya dalmadan önce göreceği son kişi ve hatırlayınca mutlu olacağı birşey yapmıştı .Asla yapmayacağı şeyleri teker teker Rebekka için yapmak onun için alışkanlığa dönüşüyordu
Akşama doğru otele dönen Nicklaus telefonuna gelen aramayla ,hızlıca çantasını aldı ve odadan çıktı.
Araba büyük parlak ışıklara sahip köprünün yanında durdu
-sonunda
-Ritik senmisin ?
-hayır ben sizi ona götürecek olan kişiyim
-Peki makine nerde ?
-yolumuz biraz uzak yolda konuşmaya ne dersiniz? Bu arada başka kiyafetiniz varmı , gideceğimiz yer oldukca soğuk
Üstüme baktım giydiğim kiyafetler şuan ki sıcak havaya uygundu .
Arabada bir kaç gün önce aldığım bu yıl satışa sunulucak kiyafetten dahası sporcular için özel olarak tasarlanmış montlardan biri vardı .Ben hemen paketi açtım ve içinden mavi ve beyaz cizgileri olan montu üstüme geçirdim . Bu mont 7 ay sonra satışa sunulucak olması bizim ona daha iyi hale getirmemiz için iyi bir fırsattı .Gururluydum ilk kez zengin insanların harabeye dönüştürdüğü bu topraklarda biz tekrardan fidanlar dikiyorduk.
Arabaya bindim ve adamda oturunca söylediği yöne doğru arabanın direksiyonunu çevirdim .
-Makineyi bulduk ve Ritikte oraya yollandı ,seninle orda buluşacak ,umarım söylediğin gibi iş bitince parayı ödersin
-emin ol iş bitsinde,para sizin ,peki kalıntılar nerde ?
-Reynoldun ofisinin altında bir depoda,bu arada sen sporcumusun? Kriketle mi ilgileniyorsun?
-neden sordun ?
-Ritik te bir zamanlar kriketi çok seviyordu,üstündeki de tam öyle bir kiyafet
- bu sporcular için yeni yapıldı ama daha satışa sunulmadı .
-demek önemli birisin ,peki kolundakı o rozet ne?
-Ltv 2155 çıkış yaptığı şehri ve seneyi bildiriyor
2 gün süren yolculuk sonunda bitmişti .
Nicklaus arabadan indiğinde soğuk rüzgarla birlikte güclü kar yağıyordu .Adam arabadan indi ve Nicklausa onu takip etmesini söyledi.
Etrafı büyük bir çitle kaplı evin önüne vardığımızda ,içerden uzun boylu biri çıktı ve somut bir yüzle ona içeri gelmesini söyledi.
Devam edecek
(bu bölümü yazarken dinlediğim şarkılar İzel / saçmalık
Gökhan Özen /sana yine muhtacım )"
Lütfen okurken fikirlerinizi bildirmeyi unutmayın,sevgiyle kalın