"Mavi" Gözlerimi ağır ağır açtığımda yine o delici beyaz ışık vardı karşımda. Artık tanıyordum onu biricik dert ortağım hastane tavanı... Bıkkınlıkla sağa sola kafamı çevirdim annem yanımdaydı, en son sahilde oturuyordum herhalde biri görüp getirdi beni buraya... Ben bayılırken Selim'in kokusunu duymaya alıştım sanırım ne zaman kendimden geçsem onun kokusu geliyor burnuma. İyi ki unutmaya karar verdim unutmaya çalışmadan uykumda koynuna gireceğim heralde. Tövbe estağfi... Tövbe astafi... Tövbe estağ... Ayy tövbe estağfurullah Allah'ım! diye çığlık atarak ayağı kalktım. Selim'im hayali bile aklımı karıştırmaya yetiyordu. Annemin garip bakışları üzerindeyken; -"Anne ben gidiyorum. İstemiyorum artık bu hastane odasında kalmayı." +"Haklısın kızım bizde canımız sıkılıyor diye geliyoru

