Ellerimi bağlamışlar, ormanın içinde muhafızlarla yürüyerek gidiyorduk. Fatih nereye gitmişti bilmiyorum. Neden biz yürüyerek gidiyorduk, nereye gidiyorduk bilmiyorum. Dayım neredeydi acaba onu bulmam gerekiyordu ama ya muhafızlardan nasıl kurtulacaktım ki. "Nereye götürüyorsunuz beni ? " Hiçbir cevap yoktu. Tek biri bile bana dönüp bana bakmadı. Ormanın içine doğru ilerledikçe ağaçlar sıklaşmaya başladı. Belli ki şehrin içinde gitmiyorduk ama nereye götürüyorlardı beni. Yarım saate yakın ormanın içinde hâlâ ilerliyorduk. Ayaklarım o kadar ağrımıştı ki artık dursunlar istiyordum. Ama sanki muhafızlar robot gibilerdi. Ne sorduğum soruya cevap veriyorlardı ne de konuşuyorlardı. Ellerinden kurtulsam bile nereye gidebilirdim ki. Burada hiçbir yer bilmiyorum. Gittikçe içime sıkıntı girmeye

