Tuğrul, Pınar’ın gözlerinden geçen duygulara uzun saniyeler boyunca bir anlam verememişti. Büyüklerin sorusunu, “Bizim için de uygun,” diye cevaplarken gözleri Pınar’a kilitlenmiş bir vaziyetteydi. Tuğrul sessizce derin bir iç çekti. Pınar’ın yüreğindeki kırgınlığı bir gün gerçekten tamamen iyileştirebilecek miydi, onu düşünüyordu genç adam. İnsanoğlu güçlü olduğu kadar kırılgan bir varlıktı. Ezelden beri hem dış dünyayla, hem de iç dünyalarıyla çetin savaşlar verirlerdi. Güçlü yanları olduğu gibi zayıflıklarına da yenik düşebiliyorlardı. Hata yaparlar, hatalarından ders alırlar, belki ders almalarına rağmen aynı hataya yeniden düşebilirlerdi. Dalgın bir şekilde yürürken ayağımızın tökezlemesi nasıl ki daha olasıysa, insan sevdiğiyle sınanıyorsa tökezlemesi, aynı hatalara düşmesi daha ol

