Telefonu kapattıktan sonra mutfakta yemek hazırlayan Yoongi'ye yardım etmeye başladım. Şu an belki buradan gitmem gerekiyordu ama yapamıyordum. Kaçmak hiçbir şey için çözüm değildi. Gidersem peşimden gelecekti, beni bulacaktı. Boşuna efor harcamaya gerek yoktu. Ne kadar çabuk yüzleşirsek o kadar iyiydi. Yoongi, elbet bir gün her şeyi öğrenecekti ama bu şekilde olmasını istemiyordum. Acaba o öğrenmeden ben mi söyleseydim? Ama ya komisyoncu konuşmaz ise ve benim parayı toplamak için zamanım olursa? Her zaman böyle oluyordu işte! Sürekli ikilemdeydim, benim için bir olayın net bir sonucu yoktu. "Aç ağzını." Yoongi'nin sesi ile bakışlarımı salata malzemelerinden çekip ona çevirdim. Makarnayı ağzıma doğru iteklediğinde itiraz etmeden ağzımı açtım ve çiğnemeye başladım. "Sence pişmiş mi?" M

