Elif ve Demir'in hayatı, minik bebeklerinin dünyaya gelmesiyle birlikte tamamen değişmişti. Uykusuz geceler, bitmek bilmeyen alt değiştirme seansları ve sürekli bir telaş, onların yeni gerçekliği olmuştu. Ama bu tatlı yorgunluk, kalplerini dolduran o eşsiz sevgiyle her zaman dengeleniyordu. Bebeğe bir isim vermek onlar için çok özel bir süreç oldu. Uzun uzun düşündüler, anlamlı isimler araştırdılar ve sonunda, hem Elif'in hem de Demir'in çok sevdiği bir isimde karar kıldılar: "Deniz". Tıpkı ilk karşılaştıkları o Karadeniz gibi, Deniz de onların hayatına yeni bir derinlik ve anlam katmıştı. Deniz'in ilk ayları, Elif için tam zamanlı bir annelik görevi demekti. Emzirme, uyutma, sakinleştirme... Tüm enerjisini minik oğullarına harcıyordu. Demir ise, işten gelir gelmez Elif'e destek oluyor,

