Yağmur Gözlerimi açtığımda ilk duyduğum şey monitörün sabit sesi oldu. Odaya hâlâ antiseptik kokusu hâkimdi. Başım, Asil’in yatağının kenarına düşmüş, elim onun eline kenetlenmişti. Saçlarımın arasından geçen o sıcak dokunuşla irkildim. Başımı kaldırdım. Asil uyanıktı. “Asil?” derken sesim titriyordu. “İyi misin?” Gözlerini bana çevirdi. Dudaklarının kenarında yorgun ama huzurlu bir gülümseme vardı. “İyiyim güzelim. Sakin ol.” Bir anda içimdeki bütün gerilim boşaldı. Nefes aldım gözlerim doldu. “Beni çok korkuttun.” “Sen de beni,” dedi alçak bir sesle. “Denize atlamanı unutmayacağım. Çılgınsın.” Gülümsedim. “Seni orada bırakamazdım. Başka şansım yoktu.” Asil gözlerini bana dikti. Yüzü hâlâ yorgundu ama bakışında o eski sıcaklık geri dönmüştü. Dudaklarının kenarı belli belirsiz kıv

