🫀 İki yıl sonra... Annemin mezarına doğru yürüyordum. Hava sıcaktı; güneşin sıcaklığı tenimin altına kadar işliyordu. Adımlarım, annemin mezar taşının önünde durdu. Elimdeki dolu su bidonlarını kenara bıraktım. Mezarda büyüyen yabani otları kopardım. Biraz ötede duran Rüzgar’a baktım; elleri dua eder gibi kenetlenmişti. Otları temizledikten sonra bidonlardan birini toprağa döktüm. Diğeriyle mezar taşını ve mermerini yavaşça yıkadım. “Yarın benim düğünüm var anne… Artık Akgün değilim. Nikâhımız birkaç gün önce kıyıldı. Kızının soyadı artık Kılıççı. Meltem Kılıççı oldum.” Dudaklarım titredi. “Dün akşam kınam vardı. Çok ağladım… Çünkü sen yoktun. Kalbim iyileştiği için artık ağlamama izin veriyorlar.” Elimi, az önce ıslattığım hafif çamurlu toprağa sürdüm. “Keşke yanımda olsaydın. Za
Ücret ödemeden günlük olarak güncellenen sayısız kitap ve hikayeyi okumak için QR kodunu tara ve hemen indir


