Kahvaltıdan sonra araç kiralamış Eylül ablanın konum atmasını bekliyorduk. Planımız hazırdı. Konum belli olunca ayrılıp katili sıkıştıracaktık. Hava almak için araçtan indiğimde Enes de arkamdan indi. Enes bana sarılıp "Seçkin hiç iyi görünmüyor." dedi endişeyle. Ben de sarılıp "Kimse sevdiği insanı kaybetmek istemez." diye söyledim. Enes, benden ayrılıp gözlerini bana dikti ve "Haklısın." deyip elini saçıma götürerek "Mesela sana bir şey olursa ne yaparım bilmiyorum." dedi yüzümü inceleyerek. Bu sözün üstüne; ya Enes'e bir şey olursa ben ne yaparım diye düşünmeden edemedim. Çok acı çekerdim. Enes, yüzümü avuçladığında küçük bir çocuğun tatlılığıyla "Şimdi biz neyiz?" diye sordu. Hiç düşünmeden "Müslümanız." diye cevapladım. Enes bıkkınlıkla nefes verip karşısına baktı. Böyle y

