Ölüm bir köle için lüks sayılırdı. Bir Kölenin Anıları 5. Tablet 5. Cümle Evden çıktığımda yaşadıklarımın ağırlığını sanki omuzlarımda taşıyordum. Komutanı korumak isterken adamın gözünden daha çok düşmüştüm. Yaşanılan entrikalar benim anlayabileceğimden daha detaylı ve daha kötücüldü. Komutanın kendi hayatı konusunda bu kadar vurdumduymaz oluşu beni endişelendiriyordu. Onu önemsediğimden değildi endişem. Eğer o ölürse onun kölelerine ne olacaktı ondan korkuyordum. Bizi de onunla beraber diri diri gömebilirler miydi? Bunun düşüncesi sıcak olmasına rağmen bedenimde bir ürpertiye neden oldu. Evin bahçesinden çıktığımda iki nöbetçi dönüp bana bakmadı. Evden kaçabileceğimi bile düşünmüyorlardı. Başka bir ülkeden gelen köle düşmanının başkentinde nasıl tek başına hayatta kalabilirdi ki?

