"Bu deli ne yer?" Dedi annesi sofraya oturduklarında önlerine konan çorbayı kaşığıyla soğuturken. Meltem kaşlarını çatıp "Anne!" diye sitemde bulunsa da kadın umursamadı. "Ne, yalan mı? Abiniz bu gidişle hayatına doğru düzgün bir kız alamayacak siz de hiçbir zaman evlenemeyeceksiniz." Lena boş gözlerle masaya baktığında giderek daha da kırılıyordu. Konuşmaları tam anlamasa da içinden bildiği bazı kelimeleri seçebiliyordu. "Ateist, deli, cehennem." gibi. Annesinin babası Türk olduğu için annesi hem Arapça, hem Türkçe hem de İngilizce biliyordu. Bunu çocuklarına da öğretmek istediği için onlar daha küçücükken bile onlarla Türkçe programlar izliyor, müzikler dinliyor hatta Türkçe konuşuyordu. Rena neredeyse Türkçe cümle kurabiliyordu ama Lena küçükken hastaneye kapatılınca sadece bir kaç k

