Ardında bıraktığı enkazı umursamadan gülümseyerek ayrıldı oradan Lena. Kimseye üzülemeyecek kadar yormuştu hayat onu. Mutlu olmak için bencil olmak gerekiyorsa öyle olacaktı. Yalancı olmak gerekiyorsa en âlâsı olacaktı. Zaten yalana hiç yabancı değildi ki o, tüm hayatı bir yalandan ibaretsen ilişkisiyle ilgili söylediği bir yalana üzülmesini kimse beklemezdi. En azından o böyle düşünüyordu kendisini masada bekleyen adamın yanına giderken. Masaya oturmadan eliyle Poyraz'a kalk işareti yaptı. Adamın eski sevgilisiyle karşılaşmasını istemiyordu. "Hadi gitmiyor muyuz artık? Gezecektik güya, sabahtan beri burada oturuyoruz." Poyraz önce şaşkın bakışlarla kadına baksa da aklına bu hallerin normal olacağını getirip ayaklandı. Lena zaman ve mekan kavramlarında sorun mu yaşıyor diye düşünüyord

