PINAR Yanağım hâlâ onun omzuna yaslıydı. Kalbinin atışını duyuyordum. Yavaş ve derin… ama her vuruşta içime işleyen bir özlemle. Kollarının arasında, kendimi dünyanın en güvende yeri sanıyordum. Ama aynı zamanda, en korunmasız hâlimle oradaydım. Onun kollarındayken kalbim sustu. Beni neden bırakmıştı, neden evlenmekten vazgeçmişti, neden benden vazgeçmişti. hepsi birer soru olmaktan çıktı. Çünkü cevap gözlerindeydi artık. Sessizlikle söyledikleri, kelimelerden çok daha gerçekti. İçimde ona dair tuttuğum öfke… aslında yoklukla savaşan sevgimdi. Hiç gitmedi ki kalbimden. Hiç azalmadı. Hatta sustukça büyüdü. Şimdi bana dokunduğunda, içimden geçen tek cümle şu oldu: “İyi ki geldin, iyi ki.” Barışmak, sadece bir kelime değilmiş meğer. Bir temastaymış, bir nefeste. O an fark ettim: affetmek,

