Yerde oturmuş karşımdaki aksimle bakışırken günlerdir olduğu gibi yine bomboş hissediyordum. Buraya geldiğim günden beri hep bir şeyler hissediyor, acı da olsa duygularımın hep benimle olduğunu biliyordum. Son olanlardan sonra ise boş bir kabuk gibiydim. Ne üzülüyor, ne öfkeleniyor, ne de canım yanıyordu. Sanki ruhum peşine her şeyi katıp hazır bekleyen mezarına girmiş, ardında nefes almaktan başka bir işlevi olmayan koca bir kabuk bırakmıştı. Burada geçirdiğim 1 yılda yaşadığım onca acıya ve kedere rağmen hep dik durmuş, benliğimi tamamen kaybetmemek için çabalamıştım. Şimdi aynadaki aksimi boş gözlerle izlerken bu çabamın boşuna olduğunu daha iyi anlıyordum. Ne yaparsam yapayım, beni buraya kapatan pislikleri engelleyemiyordum. Bana ait, geçmişime ait, benliğime ait ne varsa hepsini

