Arabanın camından dışarı bakarken, içimde tarifsiz bir dinginlik vardı. Sanki dün gece yaşadıklarımız kalbimin en derin yerine mühürlenmişti. Hâlâ yanaklarımın sıcaklığını hissediyor, dudaklarımda Kadir’in öpücüklerinin izini taşıyordum. Ben… gerçekten artık bir kadındım. Hem de sevdiğim adamın, kocamın kadını. Bu düşünce kalbimi aynı anda hem ürkek hem de tarifsiz bir mutlulukla dolduruyordu. Öyle ki, nefes alışlarım bile farklı geliyordu bana. Kadir’in yanımda olduğunu bilmek, direksiyon başında sessizce yola odaklanışını izlemek… içime derin bir güven yayıyordu. Elimi hâlâ onun ellerinin sıcaklığında hissediyor, dün gece bana söylediği her sözü zihnimde tekrar ediyordum. Arabada sessizlik vardı ama bu sessizlik boğucu değildi. Tam tersine, kalplerimizin konuşmasına izin veren bir ses

