DENİZ KARA Çiftlikteki günlerimiz sona erdiğinde İstanbul'a dönmek için yola çıktık. Arabanın içini radyodaki şarkılar doldururken biz sessizce yol alıyorduk. Çok kavga ettik hem birbirimizle hem kendimizle. Özellikle ben kendimi dövdüm resmen kafamdaki sesle... Kerim'e dönme kararı benim için birçok gelgit sonunda karaya vurmak gibi bir şey oldu. Onu affetmek bunca yıl boşa kin tuttuğumu kabul etmek demekti ve ben yıllarımızı boşa geçirdiğimizi kabul etmek istemiyordum. Ama ben bu ikilemler ve gelgitler içinde kafa karışıklığı ile uğraşırken bir yandan da daha fazla zaman kaybetmemize neden oluyordum. Hâlâ Kerim'e tam anlamıyla güvendiğimi ve inandığımı söyleyemem ama kendim için bir şey yapmak istiyordum. Yıllar sonra geriye dönüp baktığımda "neden son bir şans vermedim ki?" demek i

