Bazen bana ait olmayan kalbin beni boğduğunu hissederdim. Kimi zaman daralır açık bir alana çıkıp derin derin nefes alırdım. Sonra içimdeki kalbin aslında sevdiğim adamın annesine ait olduğunu düşünür biraz da olsa rahatlardım. Onun dünyaya gelmesini sağlayan kadının kalbi benim içimde olduğu için Allah'a şükrederdim. Şu an ise, buz gibi köyün ortasında esen soğuk rüzgâr, içime öyle bir işliyordu ki ne ağzımı açmaya ne de bir adım atmaya gücüm vardı. Bir çıt sesi bile yoktu. Sadece ağaçların dallarından gelen ürkütücü sesler vardı. Sırtı bana dönük olan adam ne gidiyor ne de bana bakıyordu. Öylece duruyordu. Sert esen rüzgâra inat kızını göğsüne sıkı sıkı bastırmıştı. Onu koruyor ona zarar gelmemesi için savaşıyordu. Bir zamanlar beni kolladığı gibi. Teni başka bir tene değmişti, ruhu

