Dakikalar sonra Derman ile Bakırköy'ün sokaklarından birinde bir emlak ofisine girdik. Derman'ın arkadaşları ta askeri liseden kalma arkadaşlarıydı ve onlar nerelere dağılmış olurlarsa olsunlar hep birlikte olmayı başaracak kadar iyi arkadaşlıklar kurmuşlardı. Darmadağınık saçlarımı tepemde topladığım, üzerimde beyaz bir tişört ve altımda bir kotla Derman'ın çocukluk arkadaşlarına takdim edilmeyi pek uygun bulmamam gerekirdi belki ama basma etekle ve o ucuz penyelerle Derman gibi bir adamı kendime çektiğimi bilen biriydim ben. Üstelik de halen insanların nasıl göründüğü ile tam ilgilenmeye başlamamıştım. İstanbul'un bu yüzü elbette yavaş yavaş kanıma girecekti ama henüz zaman o değildi. Halen içimde köyünden yeni gelmiş Aydan'ın o insanın ruhuna önem veren tarafı daha baskındı. Derman, o

