95
95K♥️
Arkadalar bu kısa hikaye tabii ki bölümler kısa olacak manyak mısınız eşsğxsşxöxl neys.
Oylar ve yorumlar git gide yok oluyor çok kızıyorum ha Öpüyom bb
Caglaaguray:
Kim çekti acabaa @duru.özel_
_arda.dogan_: Çeken de maşallah çok güzel
Kenan_dogru_: Her zaman ki gibi çok güzelsin bebeğim
Caglaaguray: @kenan_dogru_
yavşama beğen geç
Duru.özel_: kim kiii
Kenan: selam güzellik
Kenan: bugünde şıksın baya
Kenan: fotoğrafı bence kaldır
Çağla: hayır
Kenan: niye ki
Kenan: çok kötü çıkmışsın ondan dedim
Çağla: siktir git
Kenan: aaa bebeğim sen ciddiye mi aldın
Kenan: şaka yaptım şaka çok şaka yaptım
Çağla: ya sen ne dengesiz bir şeysin
Çağla: allahım sabır
Kenan: sus kız yanıyorum şuan
Çağla: hava çok sıcak ya ondandır geri zekalı
Kenan: hava çok sıcak ama sana olan aşkımdan yanıyorum
Çağla: aga beee xğdşdçcçfçf
Çağla: gerizekalı
Kenan:
Çağla: ah ne acı :(
Çağla: sana olan sevgim eksilere düştü
Kenan: yemezler güzellik ;)
Kenan: gerçekleri öğrenmiş bile olsan Hazan ile beni görünce kuduruyorsun
Kenan: ama o benim kardeşim gibi
Çağla: bana dediğin gibi mi?
Çağla: yalancısın sen
Çağla: işte bu yüzden olmayacak.
Kenan: şş deme öyle kırılıyor
Çağla: kim
Kenan: aşk meyvemiz
Çağla: tövbe yaa
Kenan: neredesin sen şuan
Kenan: yada dur söyleme
Kenan:
Çağla: siktir git dediğimi hatırlıyorum
Çağla: istemiyorum dedikçe burnumun dibinde bitiyorsun
Çağla: rahat bırak beni
Çağla: istemiyorum.
Kenan: iyi geceler
Kırıl Kenan, dökül Kenan, yıpran Kenan şdşfxldşdşd
Bölüm nasıldı?
Tek bir emoji ile anlatın bakalım ♥️
HESAPLAR: (i********:)
Duru: duru.özel_
Ara: _arda.dogan_
Çağla: caglaaguray
Ardabeylerserefsizdir: ardabeyserefsiz
Kenan: kenan_dogru_
Kenanbeylerserefsizdir: kenandogruserefsiz
Barış: _baris_balci_
Hazan: hazan_bahar
INSTAGRAM: silawattys
Kişisel i********:: siladogru_
[ Kenan'ın Çağla'yı sevdiği kadar seviliyorsunuz. ]
*
102K♥️
O kadar çok mutluyum ki...Yorumlarını ve oylarını esirgemeyen herkese çok çok teşekkür ederim :) Bu bölümde beni yorum ve oy yağmuruna tutarsanız ne mutlu bana
Bu arada i********: da gurubumuz var katılmak isteyen mesaj atabilir (:
Okula gelir gelmez başımı soraya gömmüş uyumaya çalışmıştım. Kenan'ı kırmıştım. Hemde çok. Şimdi benim ondan ne farkım kalmıştı ki? Sürünmesini istiyorsam onu kırmadan da yapabilirdim.
Kafamı sıradan kaldırdım ve yan tarafa baktım. Kaşlarını çatarak deftere bakıyor bir şeyler karalıyordu. Gidip gitmemek arasında kararsız kalsamda yanına gittim.
"Kırıldın mı?" diye sorduğumda alay edercesine güldü. "Hayır. Unuttun mu ben taş kalpliyim. " deyince bakışlarımı kaçırdım.
Baya kırılmış.
"Üzgünüm." diye mırıldandım. Karaladığı defterin kapağını kapatıp bana döndü. "Affedildin." dediğinde güldük. Bu bana bir şeyi hatırlatmıştı.
"Kenan seni üzmek istemiyorum. Ama eğer sevgili olursak kırılacağım, ağlamak istemiyorum." dedim.
"O yüzden artık bu konu kapansa olmaz mı?" diye sordum. Başını ağır ağır salladı, az önceki sırıtmasından eser yoktu.
Gözlerimi yere çevirirken sordu. "Peki vazgeçeceğimi düşündüren ne?" deyince gözlerimi kocaman açtım. "Nasıl yani?"
Bana tıpkı bir aptalmışım gibi baktı. "Beni kır, üz, nefret et, ama sonunda seveceksen hepsine katlanmaya razıyım. Katlanırım Çağla, senin için katlanırım."
Boğazıma bir yumru oturdu. Gözlerimin dolduğunu hissederken burnumu çektim. Kenan sanki anlamış gibi saçlarımı karıştırdı ve üzgünce mırıldandı. "Seni yine ağlattım değil mi?"
"Duygusalım."
"Yinede ağlamamalısın. Çok çirkin oluyorsun." Koluna hızlıca bir tane geçirdim. Güldü ve kolunu ovuşturdu. "Amma da sert kızsın ha. Evlenmek ister misin güzellik?" diyerek yanağımdan makas aldı.
Yüzümü buruşturarak elini ittim. "Iyy kıro musun çek elini." dediğimde güldü. "Juliet'in sen olmasımı çok isterdim." diye mırıldandı. "Yarın izlemeye gelebilirsin."
Ardından başka bir şey söylemesen sınıftan çıktı. Ben ise arkasından bakmakla yetindim. Keşke o gün gurursuzluk yapsaydım da kabul etseydim. Hazan ile oynayacak olma düşünceleri bile sinirlenmeme yetiyordu.
Keşke...
Keşke bir şansım olsaydı.
Kenan: Ben kattım sana biraz
Kenan: öyle sevdim seni
Kenan: çünkü sende bensiz
Kenan: o kadar da güzel değilsin hani
Kenan: ;)
Çağla: Özdemir Asaf'ı bu işlerine karıştırma evlat
Kenan: peki
Kenan: Geceler seninle olsun kıvırcığım♥️
Bölüm nasıldı?
Kitap hakkında ki düşüncelerinizi, nasıl keşfettiğinizi buraya yazın bakalım :) een uzun yoruma gelecek bölüm ithafım olsun ♥️
Tek bir emoji ile anlatın bakalım ♥️
HESAPLAR: (i********:)
Duru: duru.özel_
Ara: _arda.dogan_
Çağla: caglaaguray
Ardabeylerserefsizdir: ardabeyserefsiz
Kenan: kenan_dogru_
Kenanbeylerserefsizdir: kenandogruserefsiz
Barış: _baris_balci_
Hazan: hazan_bahar
INSTAGRAM: silawattys
Kişisel i********:: siladogru_
[ Kırıldığınız yerlerden öpüyorum ]
*
118K♥️
Merhaba. Bu bölüme o kadar emek verdim ki, 2 saatte anca yazabildim. Hiçbir sahneyi kopyala yapıştır yapmadım, her repliği kendim yazdım. O yüzden bir kelime de olsa yorum yaparsınız mutlu olurum.
İyi okumalar ❤
Saatler geçmişti. Şimdi ise sahneye çıkma vaktiydi. Derin derin nefesler aldım, o kadar çok heyecanlıydım ki düşüp bayılmaktan korkuyordum. Hazan yanıma gelip kıkır kıkır güldü. "Kenan seni görünce bayılmazsa iyi." dediğinde gözlerimi devirdim ama gülmeden de edemedim.
"Hadi, sahne senin."
1. Sahne
Başımı onaylayarak sahneye çıktım. Sanki başka şeylerle ilgileniyormuş gibi yürürken, Kenan ve Barış -ki sahnede Benvolie ile Romeo- bana doğru yürümeye başladılar.
Kenan'ın şaşkına dönen bakışlarını, bir açılıp bir kapanan ağzıyla gülümsemeye çalıştım. Oysa şuan hunharca kahkaha atmak istiyordum. Ben onlara görüldükten sonra sahneden çıktım.
Kenan'ın hala arkamdan baktığını görüyordum.
Kenan, "Amma da uzun geliyor bu kederli saatler." dediğinde Barış konuştu. "Nedir Romeo'nun saatlerini uzatan keder?" dedi.
Sanırım artık onlara Romeo ile Bonvolio demem lazımdı.
Romeo, "Saatleri kısaltacak şeyin bende olmaması."
Bonvolio, "Aşık mısın yoksa?" diye sordu. Romeo bu soruya hafifçe tebessüm etti. "Dışarısında kaldım."
Bonvolio bu kez sordu. "Aşkın mı?"
Romeo iç çekti. "Sevgisinden olduğum sevgilimin."
Konuşmalarına devam ederken gelen işaretle bi tarafa girdiler. Birinci sahneyi güzelce atlatmış şimdi sıra ikinci sahnedeydi.
Kenan yanımdan geçerken kulağıma eğildi. "Burada ne olduğunu bana daha sonra anlatırsın." Sıcacık nefesini hissedince, "Hıhı." diye bir ses çıkardım.
2. Sahne
Capulet ve Kont Paris sahneye girerek konuşmaya başladılar. Kısacası Capulet, Juliet'in evlilik çağına geldiğini ve bunu duyurmak için bir parti düzenleyeceğini söyledi. Bunu duyan Bonvolio ve Romeo sahneye girdi.
Romeo başladı konuşmaya. "Gözlerimin sarsılmaz inancı,
Kanarsa böyle bir yalana, ateş olsun gözyaşlarım
Ve yaşlar içinde çoğu kez boğulup de ölmeyen bu gözler;
Yakılsın günahkar gibi cehennem ateşinde.
Sevgilinden güzel biri ha! Jer şeyi gören güneş,
Onun benzerini görmedi dünya yaratılalı beni."
Bonvolio, "Hadi canım, güzel gördün onu yanında kimse olmadığından,
Tek başına o yer aldı iki gözünde senin;
Hele onun aşkı bir başka güzelle
Tartılsın bir kez o billur terazide;
Öyle pırıl pırıl biri bu akşam göstereceğim sana,
Hiç de gğzel gelmeyecek o anda
Şimdi en güzel görünen."
Romeo, "Seninle geleceğin ama
Böyle bir şey görmeye değil,
Sevgilimin güzelliğiyle haz duymaya."
3. Sahne
Kenan ve Barış içeriye gelmiş biz sahnehe çıkmıştık.
Lady Capulat bana doğru, "Evlenmek, evet, evlilik konusu
Benimde görüşmeye geldiğim. Yavrum söyle bana
Ne düşünürsün evlenmek konusunda?"
Dudaklarımı kıpırdattım. "Hiç düşünmediğim bir onurdur evlenmek."
Lady Capulet, "söyle bana Paris'in aşkına karşılık verecek misin?"
Cevap vereceğim sorada gözüm bizi izleyen Kenan 'a takıldı. Bizden çok beni izliyordu, gözlerimin en içine bakıyordu, gözlerimi kaçırmadan ona bakarak konuştum.
"Sevmek için bakarım, bakmak sevgiyi getirirse,
Ama derinlere dalmam gözlerimle
Gitmem izinizden bir parça ileriye."
Sahnemiz bitmiş dışarıya çıktık. Dördüncü sahnede bittikten sonra Romeo içeri girmek için hazırlandı.
5. Sahne
Bonvolio ile konulduktan somra ben girdim içeriye. Karşı karşıya geldik. Bir kaç replik geçtikten sonra en heyecanlandığım sahneye gelince nedeni tutar hale gelmiştim.
Romeo konuştu, "Dudakları yok mudur ermişlerle hacıların ?"
Başımı eğerek alttan alttan ona baktım. "Vardır, ama tanrıya yakarmada kullanırlar."
Romeo gülümsedi.
"Öyleyse sevgili ermiş, dudaklar yapsın ellerin yaptığını.
Yakarıyorlar işte, inanç dönmesin ne olur umutsuzluğa."
Ben konuştum. "Kımıldamaz ermişler yakarını dinlerken."
Romeo, "Kımıldama öyleyse yakarım gerçekleşirken." Bana doğru yaklaştı.
Elimi sanki yanağımı okşayacakmışım gibi kaldırdım dudaklarımızın arasında çok az mesafe kalırken işaret parmağım ile dudağımı kapattım.
Öptü.
Derin bir nefes alırken geri çekildi. "İşte senin dudaklarınla, dudaklarım arındı." dediğinde, "Öyleyse günah şimdi dudaklarımda kaldı." dedim.
Sahnemiz bitince benden gözleri kaçırarak içeri girdi, ardından Dadı geldi. Kendisi bana bir şeyler anlatırken sanki büyük hayallere kapılmış gibi uzaklara daldım.
Ardından hafifçe mırıldandım.
"Biricik sevgim, biricik nefretimden doğdu.
Erken görüp tanımadığım, tanımakta geç kaldığım;
Teksinilen bir düşmanı birden sevmemle
Harika bir sevgi doğdu böyle."
2. Perde 2. Sahne
Hani herkesin gördüğü o sahne varya? Romeo, Juliet'in penceresine geliyor. O sahneye gelmiştik. Merdiven tarzı şeye çıkarak dekorasyon amaçlı yapılan penceren dışarı baktım.
Yine repliklerimizi söyledikten sonra aşağı inecektim ki Romeo yeniden seslendi.
"Ah, sana doymadan mi bırakacaksın beni böyle?"
Kendim seslendim. "Nasıl bir doyum bekliyorsun ki bu gece?"
"Aşkının katkısız yeminini benimkine karşılık." dediğinde, "Onu sana verdim bile, sen daha istemeden,
Olsa da keşke bir kez daha versem." dedim.
Bu sırada içeriden dadının seslenişini duyduk. Pencereden inerken, "Binlerce kez iyi geceler sana." Dedim.
Geceler seninle olsun kıvırcığım...
Gülümsedim.
O kadar çok zaman geçmişti ki...Size Şöyle özetleyebilirim: Ne Romeo'nun ne de Juliet'in ailesi kavuşmalarına izin vermiyordu. Hatta Romeo başka bir ülkeye sürgün edilmişti. Aşkından ayrı kalmaya mecali kalmayan Juliet'i kimse görmezden geldi. Hatta ailesi onu başkası ile evlenmeye mahkum eder. Juliet ise Dadısından yardim ederek şunları ister, bir iksir. Bu öyle bir iksir olsun ki, içtiği an nabzı dursun herkes onun öldüğünü düşünsün. Ardından Dadısı onu mezardan çıkartacak ve o da Rome'ya kavuşacaktı. Bunu yaparken de Romeo'ya bir mektup yazarak birine verir. Ancak o mektup Romeo'nun eline ulaşamaz. Romeo gerçekten Juliet'in öldüğüne inanır...Ardından Juliet'in mezarının başında eczaneden aldığı o ölümcül iksiri içer.
5. Sahne son bölüm
İç çekerek Romeo'ma yaklaştım.
"Bu da ne? Canım sevgilimin avucunda bir şişe!
Demek ki, zehirden sevgilinin bu vakitsiz ölümü.
Cimri! Hepsini içmiş; bir damla bile
Bırakmadan demek kavuşabilmem için sana?
Öyleyse dudaklarından öperim,
Orada bir parça zehir kalmıştır belki;
Bir zamanlar hayat veren dudakların
Bu kez son versin hayatıma."
Nefesimi tutarak Kenan'a yaklaştım. Baş parmağım ile dudağımı kapatarak iyice yaklaştım. Evet. Bütün sahne bize bakıyor, herkes pür dikkat bizi izliyor. Az somra heyecandan yere çöküp ağlayacaktım.
İyice yaklaştım ve dudağının üzerine koymuş olduğum baş parmağına dudaklarımı bastırıyordum fakat Kenan öyle bir şey yaptı ki, dönüp kaldım.
Benden taraf olan sol elini kaldırarak elime baskı uyguladı; baş parmağım dudağından çekilmesine çekilmişti ancak, şuan Kenan'ın dudaklarımda benim dudaklarım vardı.
Dudakları, dudaklarımda.
Kalbim kalbinde.
Zamanı durdurmak isteysedim, şu zamanı seçerdim.
Bölüm nasıldı?
Tek bir emoji ile anlatın bakalım ♥️
Kenan'ın yaptığına ne diyorsunuz?
Umarım sahneleri güzelce aktarmışımdır
[ Juliet'in Romeo'yu, Romeo'nun Juliet'i sevdiği kadar seviliyorsunuz ]