ROMEO VE JULİET

1606 Kelimeler
95 95K♥️ Arkadalar bu kısa hikaye tabii ki bölümler kısa olacak manyak mısınız  eşsğxsşxöxl neys. Oylar ve yorumlar git gide yok oluyor çok kızıyorum ha Öpüyom bb Caglaaguray: Kim çekti acabaa @duru.özel_ _arda.dogan_: Çeken de maşallah çok güzel Kenan_dogru_: Her zaman ki gibi çok güzelsin bebeğim Caglaaguray: @kenan_dogru_ yavşama beğen geç Duru.özel_: kim kiii Kenan: selam güzellik Kenan: bugünde şıksın baya Kenan: fotoğrafı bence kaldır Çağla: hayır Kenan: niye ki Kenan: çok kötü çıkmışsın ondan dedim Çağla: siktir git Kenan: aaa bebeğim sen ciddiye mi aldın Kenan: şaka yaptım şaka çok şaka yaptım Çağla: ya sen ne dengesiz bir şeysin Çağla: allahım sabır Kenan: sus kız yanıyorum şuan Çağla: hava çok sıcak ya ondandır geri zekalı Kenan: hava çok sıcak ama sana olan aşkımdan yanıyorum Çağla: aga beee xğdşdçcçfçf Çağla: gerizekalı Kenan: Çağla: ah ne acı :( Çağla: sana olan sevgim eksilere düştü Kenan: yemezler güzellik ;) Kenan: gerçekleri öğrenmiş bile olsan Hazan ile beni görünce kuduruyorsun Kenan: ama o benim kardeşim gibi Çağla: bana dediğin gibi mi? Çağla: yalancısın sen Çağla: işte bu yüzden olmayacak. Kenan: şş deme öyle kırılıyor Çağla: kim Kenan: aşk meyvemiz Çağla: tövbe yaa Kenan: neredesin sen şuan Kenan: yada dur söyleme Kenan: Çağla: siktir git dediğimi hatırlıyorum Çağla: istemiyorum dedikçe burnumun dibinde bitiyorsun Çağla: rahat bırak beni Çağla: istemiyorum. Kenan: iyi geceler Kırıl Kenan, dökül Kenan, yıpran Kenan şdşfxldşdşd Bölüm nasıldı? Tek bir emoji ile anlatın bakalım ♥️ HESAPLAR: (i********:) Duru: duru.özel_ Ara: _arda.dogan_ Çağla: caglaaguray Ardabeylerserefsizdir: ardabeyserefsiz Kenan: kenan_dogru_ Kenanbeylerserefsizdir: kenandogruserefsiz Barış: _baris_balci_ Hazan: hazan_bahar INSTAGRAM: silawattys Kişisel i********:: siladogru_ [ Kenan'ın Çağla'yı sevdiği kadar seviliyorsunuz. ] * 102K♥️ O kadar çok mutluyum ki...Yorumlarını ve oylarını esirgemeyen herkese çok çok teşekkür ederim :) Bu bölümde beni yorum ve oy yağmuruna tutarsanız ne mutlu bana Bu arada i********: da gurubumuz var katılmak isteyen mesaj atabilir (: Okula gelir gelmez başımı soraya gömmüş uyumaya çalışmıştım. Kenan'ı kırmıştım. Hemde çok. Şimdi benim ondan ne farkım kalmıştı ki? Sürünmesini istiyorsam onu kırmadan da yapabilirdim. Kafamı sıradan kaldırdım ve yan tarafa baktım. Kaşlarını çatarak deftere bakıyor bir şeyler karalıyordu. Gidip gitmemek arasında kararsız kalsamda yanına gittim. "Kırıldın mı?" diye sorduğumda alay edercesine güldü. "Hayır. Unuttun mu ben taş kalpliyim. " deyince bakışlarımı kaçırdım. Baya kırılmış. "Üzgünüm." diye mırıldandım. Karaladığı defterin kapağını kapatıp bana döndü. "Affedildin." dediğinde güldük. Bu bana bir şeyi hatırlatmıştı. "Kenan seni üzmek istemiyorum. Ama eğer sevgili olursak kırılacağım, ağlamak istemiyorum." dedim. "O yüzden artık bu konu kapansa olmaz mı?" diye sordum. Başını ağır ağır salladı, az önceki sırıtmasından eser yoktu. Gözlerimi yere çevirirken sordu. "Peki vazgeçeceğimi düşündüren ne?" deyince gözlerimi kocaman açtım. "Nasıl yani?" Bana tıpkı bir aptalmışım gibi baktı. "Beni kır, üz, nefret et, ama sonunda  seveceksen hepsine katlanmaya razıyım. Katlanırım Çağla, senin için katlanırım." Boğazıma bir yumru oturdu. Gözlerimin dolduğunu hissederken burnumu çektim. Kenan sanki anlamış gibi saçlarımı karıştırdı ve üzgünce mırıldandı. "Seni yine ağlattım değil mi?" "Duygusalım." "Yinede ağlamamalısın. Çok çirkin oluyorsun." Koluna hızlıca bir tane geçirdim. Güldü ve kolunu ovuşturdu. "Amma da sert kızsın ha. Evlenmek ister misin güzellik?" diyerek yanağımdan makas aldı. Yüzümü buruşturarak elini ittim. "Iyy kıro musun çek elini." dediğimde güldü. "Juliet'in sen olmasımı çok isterdim." diye mırıldandı. "Yarın izlemeye gelebilirsin." Ardından başka bir şey söylemesen sınıftan çıktı. Ben ise arkasından bakmakla yetindim. Keşke o gün gurursuzluk yapsaydım da kabul etseydim. Hazan ile oynayacak olma düşünceleri bile sinirlenmeme yetiyordu. Keşke... Keşke bir şansım olsaydı.  Kenan: Ben kattım sana biraz Kenan: öyle sevdim seni Kenan: çünkü sende bensiz Kenan: o kadar da güzel değilsin hani Kenan: ;) Çağla: Özdemir Asaf'ı bu işlerine karıştırma evlat Kenan: peki Kenan: Geceler seninle olsun kıvırcığım♥️ Bölüm nasıldı? Kitap hakkında ki düşüncelerinizi, nasıl keşfettiğinizi buraya yazın bakalım :) een uzun yoruma gelecek bölüm ithafım olsun ♥️ Tek bir emoji ile anlatın bakalım ♥️ HESAPLAR: (i********:) Duru: duru.özel_ Ara: _arda.dogan_ Çağla: caglaaguray Ardabeylerserefsizdir: ardabeyserefsiz Kenan: kenan_dogru_ Kenanbeylerserefsizdir: kenandogruserefsiz Barış: _baris_balci_ Hazan: hazan_bahar INSTAGRAM: silawattys Kişisel i********:: siladogru_ [ Kırıldığınız yerlerden öpüyorum ] * 118K♥️ Merhaba. Bu bölüme o kadar emek verdim ki, 2 saatte anca yazabildim. Hiçbir sahneyi kopyala yapıştır yapmadım, her repliği kendim yazdım. O yüzden bir kelime de olsa yorum yaparsınız mutlu olurum. İyi okumalar ❤ Saatler geçmişti. Şimdi ise sahneye çıkma vaktiydi. Derin derin nefesler aldım, o kadar çok heyecanlıydım ki düşüp bayılmaktan korkuyordum. Hazan yanıma gelip kıkır kıkır güldü. "Kenan seni görünce bayılmazsa iyi." dediğinde gözlerimi devirdim ama gülmeden de edemedim. "Hadi, sahne senin." 1. Sahne Başımı onaylayarak sahneye çıktım. Sanki başka şeylerle ilgileniyormuş gibi yürürken, Kenan ve Barış -ki sahnede Benvolie ile Romeo- bana doğru yürümeye başladılar. Kenan'ın şaşkına dönen bakışlarını, bir açılıp bir kapanan ağzıyla gülümsemeye çalıştım. Oysa şuan hunharca kahkaha atmak istiyordum. Ben onlara görüldükten sonra sahneden çıktım. Kenan'ın hala arkamdan baktığını görüyordum. Kenan, "Amma da uzun geliyor bu kederli saatler." dediğinde Barış konuştu. "Nedir Romeo'nun saatlerini uzatan keder?" dedi. Sanırım artık onlara Romeo ile Bonvolio demem lazımdı. Romeo, "Saatleri kısaltacak şeyin bende olmaması." Bonvolio, "Aşık mısın yoksa?" diye sordu. Romeo bu soruya hafifçe tebessüm etti. "Dışarısında kaldım." Bonvolio bu kez sordu. "Aşkın mı?" Romeo iç çekti. "Sevgisinden olduğum sevgilimin." Konuşmalarına devam ederken gelen işaretle bi tarafa girdiler. Birinci sahneyi güzelce atlatmış şimdi sıra ikinci sahnedeydi. Kenan yanımdan geçerken kulağıma eğildi. "Burada ne olduğunu bana daha sonra anlatırsın." Sıcacık nefesini hissedince, "Hıhı." diye bir ses çıkardım. 2. Sahne Capulet ve Kont Paris sahneye girerek konuşmaya başladılar. Kısacası Capulet, Juliet'in evlilik çağına geldiğini ve bunu duyurmak için bir parti düzenleyeceğini söyledi. Bunu duyan Bonvolio ve Romeo sahneye girdi. Romeo başladı konuşmaya. "Gözlerimin sarsılmaz inancı, Kanarsa böyle bir yalana, ateş olsun gözyaşlarım Ve yaşlar içinde çoğu kez boğulup de ölmeyen bu gözler; Yakılsın günahkar gibi cehennem ateşinde. Sevgilinden güzel biri ha! Jer şeyi gören güneş, Onun benzerini görmedi dünya yaratılalı beni." Bonvolio, "Hadi canım, güzel gördün onu yanında kimse olmadığından, Tek başına o yer aldı iki gözünde senin; Hele onun aşkı bir başka güzelle Tartılsın bir kez o billur terazide; Öyle pırıl pırıl biri bu akşam göstereceğim sana, Hiç de gğzel gelmeyecek o anda Şimdi en güzel görünen." Romeo, "Seninle geleceğin ama Böyle bir şey görmeye değil, Sevgilimin güzelliğiyle haz duymaya." 3. Sahne Kenan ve Barış içeriye gelmiş biz sahnehe çıkmıştık. Lady Capulat bana doğru, "Evlenmek, evet, evlilik konusu Benimde görüşmeye geldiğim. Yavrum söyle bana Ne düşünürsün evlenmek konusunda?" Dudaklarımı kıpırdattım. "Hiç düşünmediğim bir onurdur evlenmek." Lady Capulet, "söyle bana Paris'in aşkına karşılık verecek misin?" Cevap vereceğim sorada gözüm bizi izleyen Kenan 'a takıldı. Bizden çok beni izliyordu, gözlerimin en içine bakıyordu, gözlerimi kaçırmadan ona bakarak konuştum. "Sevmek için bakarım, bakmak sevgiyi getirirse, Ama derinlere dalmam gözlerimle Gitmem izinizden bir parça ileriye." Sahnemiz bitmiş dışarıya çıktık. Dördüncü sahnede bittikten sonra Romeo içeri girmek için hazırlandı. 5. Sahne Bonvolio ile konulduktan somra ben girdim içeriye. Karşı karşıya geldik. Bir kaç replik geçtikten sonra en heyecanlandığım sahneye gelince nedeni tutar hale gelmiştim. Romeo konuştu, "Dudakları yok mudur ermişlerle hacıların ?" Başımı eğerek alttan alttan ona baktım. "Vardır, ama tanrıya yakarmada kullanırlar." Romeo gülümsedi. "Öyleyse sevgili ermiş, dudaklar yapsın ellerin yaptığını. Yakarıyorlar işte, inanç dönmesin ne olur umutsuzluğa." Ben konuştum. "Kımıldamaz ermişler yakarını dinlerken." Romeo, "Kımıldama öyleyse yakarım gerçekleşirken." Bana doğru yaklaştı. Elimi sanki yanağımı okşayacakmışım gibi kaldırdım dudaklarımızın arasında çok az mesafe kalırken işaret parmağım ile dudağımı kapattım. Öptü. Derin bir nefes alırken geri çekildi. "İşte senin dudaklarınla, dudaklarım arındı." dediğinde, "Öyleyse günah şimdi dudaklarımda kaldı." dedim. Sahnemiz bitince benden gözleri kaçırarak içeri girdi, ardından Dadı geldi. Kendisi bana bir şeyler anlatırken sanki büyük hayallere kapılmış gibi uzaklara daldım. Ardından hafifçe mırıldandım. "Biricik sevgim, biricik nefretimden doğdu. Erken görüp tanımadığım, tanımakta geç kaldığım; Teksinilen bir düşmanı birden sevmemle Harika bir sevgi doğdu böyle." 2. Perde 2. Sahne Hani herkesin gördüğü o sahne varya? Romeo, Juliet'in penceresine geliyor. O sahneye gelmiştik. Merdiven tarzı şeye çıkarak dekorasyon amaçlı yapılan penceren dışarı baktım. Yine repliklerimizi söyledikten sonra aşağı inecektim ki Romeo yeniden seslendi. "Ah, sana doymadan mi bırakacaksın beni böyle?" Kendim seslendim. "Nasıl bir doyum bekliyorsun ki bu gece?" "Aşkının katkısız yeminini benimkine karşılık." dediğinde, "Onu sana verdim bile, sen daha istemeden, Olsa da keşke bir kez daha versem." dedim. Bu sırada içeriden dadının seslenişini duyduk. Pencereden inerken, "Binlerce kez iyi geceler sana." Dedim. Geceler seninle olsun kıvırcığım... Gülümsedim. O kadar çok zaman geçmişti ki...Size Şöyle özetleyebilirim: Ne Romeo'nun ne de Juliet'in ailesi kavuşmalarına izin vermiyordu. Hatta Romeo başka bir ülkeye sürgün edilmişti. Aşkından ayrı kalmaya mecali kalmayan Juliet'i kimse görmezden geldi. Hatta ailesi onu başkası ile evlenmeye mahkum eder. Juliet ise Dadısından yardim ederek şunları ister,  bir iksir. Bu öyle bir iksir olsun ki, içtiği an nabzı dursun herkes onun öldüğünü düşünsün. Ardından Dadısı onu mezardan çıkartacak ve o da Rome'ya kavuşacaktı. Bunu yaparken de Romeo'ya bir mektup yazarak birine verir. Ancak o mektup Romeo'nun eline ulaşamaz. Romeo gerçekten Juliet'in öldüğüne inanır...Ardından Juliet'in mezarının başında eczaneden aldığı o ölümcül iksiri içer. 5. Sahne son bölüm İç çekerek Romeo'ma yaklaştım. "Bu da ne? Canım sevgilimin avucunda bir şişe! Demek ki, zehirden sevgilinin bu vakitsiz ölümü. Cimri! Hepsini içmiş; bir damla bile Bırakmadan demek kavuşabilmem için sana? Öyleyse dudaklarından öperim, Orada bir parça zehir kalmıştır belki; Bir zamanlar hayat veren dudakların Bu kez son versin hayatıma." Nefesimi tutarak Kenan'a yaklaştım. Baş parmağım ile dudağımı kapatarak iyice yaklaştım. Evet. Bütün sahne bize bakıyor, herkes pür dikkat bizi izliyor. Az somra heyecandan yere çöküp ağlayacaktım. İyice yaklaştım ve dudağının üzerine koymuş olduğum baş parmağına dudaklarımı bastırıyordum fakat Kenan öyle bir şey yaptı ki, dönüp kaldım. Benden taraf olan sol elini kaldırarak elime baskı uyguladı; baş parmağım dudağından çekilmesine çekilmişti ancak, şuan Kenan'ın dudaklarımda benim dudaklarım vardı. Dudakları, dudaklarımda. Kalbim kalbinde. Zamanı durdurmak isteysedim, şu zamanı seçerdim. Bölüm nasıldı? Tek bir emoji ile anlatın bakalım ♥️ Kenan'ın yaptığına ne diyorsunuz? Umarım sahneleri güzelce aktarmışımdır [ Juliet'in Romeo'yu, Romeo'nun Juliet'i sevdiği kadar seviliyorsunuz ]
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE