Salonun ağır kapısı gıcırtıyla açıldığında içerideki hava bir anda değişti. Basın, kameralar, flaşlar… Sanki bir ülkenin kaderini belirleyecek dava başlamış gibiydi. Arka sıralarda fısıldaşmalar, önde oturan hukukçuların ciddiyeti ve her köşede görevli polislerin gergin bakışları… Korkut, kelepçeli elleriyle salona girdi. Üzerinde koyu gri bir takım elbise, omuzlarında yılların gücünden doğan o ağır duruş vardı. Ama bakışlarında öfke ve gurur birbirine karışmıştı. Adımlarını yavaş atıyor, herkesin gözlerine tek tek bakıyordu. Tam karşıda, davanın savunma tarafının masasında Atahan dimdik duruyordu. Üzerinde mükemmel oturan lacivert takımıyla, dosyalarını önüne dizmiş, kalemini sessizce masaya bırakmıştı. Gözleri Korkut’ a kilitlenmişti. Yüzünde alaycı bir gülümseme yoktu; sadece, “Artık
Ücret ödemeden günlük olarak güncellenen sayısız kitap ve hikayeyi okumak için QR kodunu tara ve hemen indir


