İnsan oğlu için konuşmak, bir şeyleri anlatabilmek en büyük gereksinimdi. Yemek yemek gibi, su içmek gibi önemli bir ihtiyaçtı. İnsanın içindeki dökmesi, yüklerini azaltması demekti. Konuşmak sadece düşünceleri kelimelere dökmek değildi bir insan için; içindekileri dışarı atmak demekti. İşte bu yüzden, konuşmak bir insana bahşedilmiş en büyük nimetlerdendi... Bir bebeğin 'anne' semesinde saklıydı sihir, bir aşığın sevdiğine methiyeler dizmesinde, bazen de bir babanın dolu dolu 'kızım' demesinde saklıydı sevgi. Ve fakat acı; bir hıçkırık sesine dahi sığabilirdi... Susmak... Susmak insanın kelimelerini yitirdiğinde baş vurduğu bir çözümdü kimisince. Anlatmaya gücünün yetmediği yerde bir vaz geçiş, göze alamadıklarına karşın bir kaçış. Bazen korkaklık, bazen cesaret.. Susmayı seçmiş

