İçimde bir fırtına, bir öfke, bir hayal kırıklığı. Antalya'daki zaferimizden bu yana üç gün geçti... Aylin dayısını tutuklatmış, koalisyonun belini kırmıştı. Ama benim cephede savaş devam ediyordu. Hem de en yakınımdaki düşmanla: Babamla. Sabah erkenden ofise gittim. Bugün, babamla yüzleşme günüydü. Ona Mert'le olan ilişkimi, AMYK'ı, gelecek planlarımı anlatacaktım. Ama önce, biraz hazırlık yapmalıydım. Masamın üzerindeki dosyaya baktım. AMYK'ın kuruluş sözleşmesi, ilk projelerin fizibilite raporları, ortaklık anlaşmaları... Hepsini özenle hazırlamıştım. Babam, rakamlarla konuşan bir adamdı. Ona ancak bu şekilde ikna edebilirdim. Telefonum çaldı. Mert. "Günaydın Ceyda," dedi, sesi neşeli. "Nasılsın? Bugün büyük gün." "Günaydın Mert. İyiyim, biraz gerginim ama iyiyim." "Korkma. Sen gü

