İçimde bir sır var, dünyanın en güzel, en korkutucu, en karmaşık sırrı. Üç gün oldu Antalya'dan döneli. Üç gün... Aylin'in dayısıyla barışmasını, Alperen'le Aylin'in mutluluğunu, Mert'le benim huzurumuzu düşünüyorum. Ama bir yandan da, içimde büyüyen bu sır, beni yiyip bitiriyor. Sabah erkenden uyandım. Mert yanımda uyuyordu, yüzü huzurlu, saçları dağılmıştı. Onu seyrettim uzun uzun. Ne kadar güzeldi, ne kadar masumdu uyurken. Ona bu haberi nasıl verecektim? Şimdi mi? Yoksa sonra mı? Tüm bu kaosun ortasında, yeni bir kaosa daha yer var mıydı? Kalktım, banyoya gittim. Aynaya baktım. Yüzüm solgundu, gözlerimin altı morarmıştı. Son bir haftadır sürekli yorgundum, mide bulantılarım vardı, başım dönüyordu. Önce stres sandım, sonra bir şey yedim sandım, sonra... Sonra aklıma o ihtimal geldi.

