B planı
Dün yaptığımız planı devreye sokmak için tam zamanıydı .
Dün gece , saat 03.49 ...
Giray ın dizinde yatarken o da benim başımı ovalıyordu . Aklıma gelen ile hemen ayağa kalktım . Giray ın bana olan tuhaf bakışlarını umursamadan " Giray aklıma çok önemli bir şey geldi . Kaçış yolu için . Koş git erkekleri uyandır . Bende kızları uyandıracağım . " diyip hızla kızların odasına gittim .
İlk olarak Ezgi nin odasına dalmıştım . Daldığım gibi de sıçrayıp bana bakmıştı . Yeni uyandığı hatta tam uyanamadığı için boğuk bir sesle " Aysima . Ne oldu ? Ev mi bombalanıyor ? " dediğinde küçük bir kahkaha attım . O da gülerken kendini yatağa geri atıp gözlerini kapatmıştı .
Tabi ben bunu gördüğüm gibi kolumdan çekip yataktan kaldırmıştım . " Aklıma planla ilgili bir şey geldi . Çabuk salona gel . " dediğimde kafasını sallayıp kıyafet dolabına gitmişti kıyafetlerini giyinmek için .
Bende hızlıca bu odadan çıkıp Beliz ablanın odasına girdim . O da hızlıca ayağa kalkıp kapıya bakmıştı . Onun direk ayıldığını anladığım için çok uğraşmadan " Planla işgili bir şey geldi aklıma . Salona gel . Herkesi oraya topluyoruz Beliz abla . " dediğimde kafasını sallamıştı . Bende ondan onay alır almaz çıkmıştım.
Tam karşısındaki Gizem in odasına girdiğimde hâla uyuduğunu gördüm . Yanına gidip hafif dürttüğümde hâla uyanmamıştı . Bu sefer daha fazla sarsıp " Gizem . Kalk bir dakika Gizem " diye seslenmeye başlamıştım ama tık yoktu kızda . En osn çare olarak komodinin üstünde içi su dolu bardağı görünce sinsice sırıttım. Aldığım gibi yüzüne dökünce sıçramıştı .
Hatta " Ne oluyor ? " diye çığırmıştı . Ona tatlı tatlı bakmaya başladığımda o da bana öldürecek gibi bakmaya başladı .
Can güvenliğim için uzatmadan " Gizem planla ilgili bir şey geldi aklıma . Herkes salona geliyor . Hadi sende gel . " dediğimde onaylamıştı .
Aşağı indiğimde Gizem dışında herkes buradaydı . Herkes üstlerini değiştirmişti . Tabi ben ve Giray dışında . Biz onları uyandırdığımız için üstlerimizi değiştirememiştik. Bir kaç dakika içinde Gizem de gelince ben konuşmak için hepsinin tam karşısındaki olan koltuğa oturmuştum .
Derin bir nefes alıp sakinlikle " Bizim kaçış olarak tek planımız Sedat abinin bizi minibüsle alması . Bu çok riskli bir plandı . Onun yerine aklıma şey geldi . Yakalanırsak etraftaki yakın ve güvenilir bazı yerlere yani otel , apartman veya lavabo benzeri yerlere kıyafet ve makyaj malzemesi saklamak . Makyaj malzemeleriyle kendimizi en kısa sürede en iyi şekilde değiştiririz . " dediğimde diğerlerinden onaylayan sesler çıkmıştı .
Bir kaç çift kıyafet ve makyaj malzemeleri ayarladığımızda Metin abi ve Beliz abla belirlediğimiz apartmanlara , otele ve lavaboya saklamaya gitmişlerdi eşyaları .
Geldiklerinde Beliz abla hepimize bakarken " Apartmanda merdiven boşluğu vardı . Bizde oraya sakladık . " dediğinde onayladım .
Metin abi " Otele sizin için bir kayıt yaptırdık . 389. oda . O odaya kıyafetlerinizi koyduk . Lavabolarda da kapının üstünde bir dolap var . Dolabın üstüne koyduk . " dediğinde gülümseyerek " Teşekkürler Metin abi ve Beliz abla . " dedim .
Saatime baktığımda saatin 6 olduğunu yeni fark etmiştim . Herkese bakarken " Ezgi ve Metin abi siz gidin ve o kızı alın . Kulaklıklarınızı da takmayı unutmayın . " dediğimde kafalarını salladılar ve toparlanıp çıktılar .
Bilgisiyara yönelip Özcan başkanı aradım . Arama açıldığında gördüğüm üçlü ile hafif gülümsedim . Özcan başkana bakarak " Başkanım planın ilk aşaması başladı . Ezgi ve Metin abi gitti Jennifer ı almaya . Onlardan haber gelince Beliz abla ve Gizem çıkıcak . Sonra adamlarla birlikte biz çıkıcağız . " dediğimde kafasını salladı .
Bize bakarak " Sizde kulaklıklarınızı takın . İletişimde olalım . " dediğinde onaylayıp kapatmıştık .
Kulaklığı taktığımda kulaklığa dokunarak " Başkanım " dediğimde Özcan başkan da onunla dalga geçiceğimi anlamış olacakki " Boş yapma Aysima " dedi . Ben ve Giray buna gülerken diğerleri de gülümsüyordu .
Sesimi hafif incelterek " Niye öyle diyorsunuz başkanım . Alındım . Gücendim . Kırıldım . Bu arada enişteciğim ayy yani başkanım diyecektim . Enişte diyimce aklıma doblosu olan , pazardan alınmış beyaz atletli ve göbekli enişteler geliyor . " dediğimde herkes kahkaha atmıştı . Özcan başkan ise sadece söylenmekle yetiniyordu .
Kulaklıktan gelen Ezgi nin sesiyle ona dikkat kesildim . " Jennifer ı aldık . 1 saat içinde işte olmalıyım ve benim işim neredeyse 1 saatlik var . " dediğinde küfretmiştim . Bizim evde makyaj yapıp gidebilirdi ve bu benim daha yeni aklıma geliyordu .
Sıkıntıyla bir nefes verip Sedat abiye döndüm . " Sedat abi minibüsle Ezgi yi al ve bu 1 saat içinde çok sarsmadan götür. Kafenin de yakınlarına bırak . Arabada yapsın makyajını . " dediğimde kafa sallamıştı. Tabi bu dediklerimi kulaklığa basarak söylediğim için Ezgi de duymuştu .
Bu sefer Ezgi ye hitaben kulaklığa basarak " Senin için sorun olur mu ? " diye sordum .
Bir süre ses gelmesede sonradan " Sorun olmaz çok sarsılmadığım sürece yapabilirim . " demişti . Bununla gülümseyerek Sedat abi ye dönüp onay verdim . Sedat abi onayım ile hızlıca arabanın anahtarını ve kabanını alıp çıktı .
Evde kalanlar olarak olarak da biraz değişiyorduk. Ben saçımı sıkıca toplayıp kızıl bir peruk takmıştım . Gözlerime yeşil lens takıp yüzümün hatlarını değiştiricek bir makyaj da yaptığımda hazırdım . Beliz abla ve Gizem de aynı şekilde peruk , lens ve yüz hatlarını değiştiren bir makyaj ile değişmişlerdi . Giray ı çok değiştiremesekte yüz hatlarının değişmesi için bir makyaj ve lens takmıştık .
Hepimiz üstümüze kıyafet giymek için odamıza çekildik . Ayrıca kulaklıklarımız da duruyordu . Ben ve kızların kulaklıkları hiç belli olmazken Giray ın kulaklığı biraz belli oluyordu . Ben siyah kot , beyaz kazak ve kareli gri bir kaban tercik etmiştim . Aşağı indiğimde Giray ın da benim gibi siyah kot , beyaz kazak ve gri düz bir kaban seçmişti . Beliz abla beyaz kot ve pembe kazak ve beyaz bir şişme mont tercih etmişti . Gizem de bej rengi bir pantolon ve bebek mavisi bir kazak ve krem rengi bir kaban gitmişti .
Hepimiz hazırdık . Koltuklara oturmuş haberi bekliyorduk . Kulaklıktan gelen " Ben girdim . Sedat abi şimdi sizi almaya geliyor " diyen Ezgi ile Beliz abla ve Gizem hemen hazırlanmıştı . Sedat abi geldiği gibi onlar çıkıp gitmişti . Giray ın da yanıma gelmesiyle biz de kendi arabamızla çıkmıştık .
Kafenin 1 sokak aşağısında diğerlerinden haber gelmesini bekliyorduk . Bir süre sonra Beliz ablanın " Adam geldi ama tek . Diğerini bekliyoruz " demesiyle Giray ve ben arabadan indik . Araba burada kalacaktı . Önemli bir durumda izimizi kaybettirip arabaya gelecektik . Bir de arabayla takip edilip güvenli evin ortaya çıkmasına izin veremezdik.
Kafeye geldiğimizde kol kola içeri girip adamların çaprazındaki masaya oturduk . Ezgi yanımıza gelip isteğimizi sorar gibi yaparak fısıltıyla " Diğer adam da oturalı daha 1 dakika filan oldu . Yeni konuşmaya başladılar . " dedikten sonra bir tık yüksek bir sesle " qué quiere, señor ?( Ne istersiniz efendim ? ) " diye sordu ispanyolca .
Giray " Napolitana " dediğinde ona döndüm gülümseyerek . İspanyollar her şeye değişik isimler versede tatlılarını severdim . Tabi hiçbiri türk tatlıları kadar güzel olamazdı ama olsun . Napolitana da krema ve çikolata dolgulu bir hamur işiydi . Tadını çok severdim .
Ezgi bu sefer bana dönüp benden bir sipariş beklerken ona döndüm . Hafif bir tebessüm ederek ispanyolca " Flan por favor . ( Flan lütfen ) " dediğimde bizi onaylayarak gitti . Flan benim en sevdiğim tatlılardan biriydi . Yumurta sarısı , şeker , süt ve vanilyadan yapılmış yumuşak jöle gibi bir tatlıydı ve tadı benim çok hoşuma gidiyordu .
Tatlılarımız geldiğinde ben bir kaşık alarak yedim . Adamlara bakarak ağızlarını okumaya çalışıyorduk ve bir süredir normal konulardan hayattan filan bahsediyorlardı .
Bende o sırada tatlımı yiyordum . Giray ise o kadar odaklanmıştı ki Napolitana sından sadece bir ısırık almıştı . Tabi bende yerken adamların dudaklarını da okumayı unutmuyordum . Maalesef adamlar özellikle başka bir garson isteyince Ezgi yerleştirememişti cihazı .
Kulaklıktan Sedat abi " Etraftaki adamları kalabalıklaşıyor " demişti endişeli bir sesle . Bunun üzerine bende direk adamlara dönüp dudaklarını okumuştum .
Adamın dudaklarını okuduğumda " Hay turcos aquí y nos están escuchando. Esa pareja en la mesa frente a nosotros. La pareja con pantalones negros y un suéter blanco . ( Burada türkler var ve bizi dinliyorlar. Şu çaprazımızdaki masadaki ikili . Siyah pantalon , beyaz kazak giyen çift . ) " demişti ispanyolca ve şansa bakın ki o ikili ben ve Giray dık .
Diğer adama odaklandığımda o da ispanyolca " Como supiste ? Se ven bastante normales. ( Nereden anladın ? Gayet normal duruyorlar . ) " diye sormuştu .
Diğerine doğru iyice eğilerek fısıldamaya başladı . Ağzını okumasam zaten önceden zor duyuyordum . Şu an hiç duyamazdım . Ama heralde ağzını okuyabileceğimizi tahmin etmemiş olmalıydı . " Vinieron detrás de nosotros. Y nos están escuchando. Nos vemos 2 días después a las 3:00 en la sala de reuniones del hotel Riu Plaza España. Es posible ? ( Bizden sonra geldiler . Ve bizi dinliyorlar . 2 gün sonra Riu Plaza España otelinde toplantı odasında öğlen 3 te buluşalım . Tamam mı ? ) " dediğinde Giray a baktım . O da bana bakıyordu . Birbirimize bakıp onay aldık .
Giray a sakince bakarken " Parayı öde . Haklarına geçmeyelim şimdi kafenin sahibinin . " dediğimde gülerek cüzdanını çıkarttı . Bunları ödeyecek hatta fazla kalacak parayı koyduğunda içeri giren korumayı gördüm . Daha tam olarak etrafı sarmamışlardı .
Yavaşça ayağa kalkıp Giray a baktım . Sadece tek bir ısırık aldığı Napolitana sını elime alıp " Aldım bu arada . Hakkını helal et " dediğimde kafasını gülerek iki yana salladı . Adamlar bize yaklaşırken ve ben elimdeki Napolitana ile çok sorun teşkil etmiyor gibi gözüküyordum .
Giray ayakta beklerken benim de ayağa kalkıp elimdeki Napolitana dan bir ısırık aldığım gibi koşmaya başladım . Adamlar ilk bir kaç dakika ne olduğunu anlayamamış olmalı ki sadece bakmışlardı . Tabi patronlarının " ¿Que estas esperando? si los atrapas . ( Ne duruyorsunuz ? Onları yakalasanıza ) " diye bağırmasıyla olayı anca idrak edip peşimizden koşmaya başlamışlardı .
Tabi ben böyle bir bok olabileceği için spor ayakkabı giyinmiştim allahtan . Hızla üst sokakta olan lavabolara koşuyorduk . Adamlar aşağı yönü kapattığı için en mantıklısı üst sokaktı . Tabi ben o sırada lavabolara elinde yemekle girildiğinde günah olduğunu bildiğim için kalan iki ısırıklık Napolitana yı ağzıma atmıştım .
Tabi bu hareketimle Giray kahkaha atıp " Manyak kadın . Hâla yemek derdinde misin ? " diye bağırmıştı .
Bende çocuk kandırır gibi dolu ağzımla " Ne yapayım ? Günah günah çocuğum . " dediğimde lavabolara ulaşmıştık bile . Hızlıca ağzımdaki yutarken arkamıza batım . Allahtan lavabolar başka bir sokağın ortalarında olduğu için adamlar daha ortada bile yoktu .
Hızlıca kız bölümüne girip kapıyı kitlediğimizde birbirimize baktık . Kapının üstündeki poşet çok yukardaydı ve ikimizde ulaşamıyorduk . Bu durumu hızlıca çözmemiz gerekirken Giray ın ellerini birleştirip eğilmesiyle hızlıca eline basıp poşeti aldım . Ona kendi kıyafetlerini verip kendi kıyafetlerimi aldım ve kabinlere girip üstümüzü değiştirdik . Çıktığımızda ben direk peruğumu ve lenslerimi çıkartmıştım . Aynı şekilde Giray da lensini çıkartmıştı . Yüzümüzdeki makyajları silip yerine kendime hafif bir makyaj yaptığımda Giray a baktım . Onun da yüzünü temizlediğini gördüğümde poşeti aynı yere atıp çıktık . Galiba yeni bir rekor kırmıştık . 7 dakika bile sürmemişti bunları yapmamız .
Hızlıca dışarı çıkıp yavaş adımlarla kafeye doğru yürümeye başladık . Bizi kovalayan adamlardan iki tanesinin patronunun yanına gittiğini görmemle gülümsedim . Yanlarından geçerken birinin patronlarına " No están en ninguna parte, señor. no pudimos encontrar . ( Hiçbir yerde yoklar , efendim . Bulamadık . " dediğini duymuştum .
Bu benim gülümsememi büyütmemi sağlarken alt sokağa girip arabaya ilerledik . Arabaya bindiğimizde Giray güvenli eve sürerken bende 10 dakikadır kulaklarımızı seven arkadaşlara artık cevap vermek amacıyla kulaklığıma dokunup " Sıkıntı yok . Atlattık . Güvenli eve geliyoruz . " dediğimde onaylamıştılar .
Güvenli eve geldiğimizde onları sakinleştirmeye çalışırken Özcan başkan aradı . Hemen oturup açtığımızda Özcan başkan önce bizi teker teker süzüp konuşmaya başladı . " Evet Aysima . Ne oldu anlat bakalım ? " dediğinde tatlı tatlı sırıttım .
Derim bir nefes alıp " Başkanım adamlar nasıl olduğunu bilmediğimiz bir şekilde bizi fark etti . Bizde Giray ile eşya koyduğumuz yerlerden birine gidip üstümüzü değiştirdik . Peruk ve lensleri çöpe atıp makyajı çıkarttık . Biz kafeden ayrılmadan önce 2 gün sonra Riu Plaza España otelinde toplantı odasında öğlen 3 te buluşacaklarını söylüyorlardı. O zamana ertelemiştiler konuşmayı başkanım . " dediğimde Beliz abla söze atladı .
Hepimize hitaben " Siz gittikten sonra toplantıyı duyma ihtimalinizi göz önünde bulundurarak yarına ertelediler . Aynı yerde aynı saatte toplantı " dedi . Bunu tahmin etmiştim . Değiştirme ihtimalleri vardı . Duyduysak bizi yanlış zamanda yönlendirip pusuya düşürebilirlerdi .
Özcan başkan " Ne olursa olsun o bilgileri istiyorum . Gece sizi arayacağız . O zamana kadar bir planınız olsun . Anlaşıldı mı ? " diye sorduğunda hepimiz " Peki Başkanım " dedik . Giray ve ben dışında herkes rahat kıyafetlerleydiler . Giray ile ben de üstümüzü değiştirmek için odamıza çıktık . Ben odamda eşofmanlarımı giydikten sonra direk kendimi yatağa atmıştım .
Otelle ilgili aklıma Metin abinin garson olup yemekleri götürdüğü zaman dinleyici yerleştirmesi dışında bir şey yoktu . Giray ve benim gözükmememiz gerekiyordu . Ne kadar makyaj yapıp değişsekte tanıyabilirlerdi. Biz arabadan veya evden takip edebilirdik operasyonu . Ezgi , Gizem ve Beliz ablanında tanınma şansları vardı çünkü onlar kendilerini çok değiştirmemişlerdi . Bu yüzden arkada sadece Metin abi ve Sedat abi kalıyordu . İkisi girecekti mecburen .
Biraz dinlenip aşağı indiğimde Ezgi yemekleri yapmıştı bile . Galiba beni bekliyorlardı çünkü bütün herkes masada oturmuş bekliyordu. Rahatça gidip oturduğumda yemeğe başladık . Hiç kimseden ses çıkmıyordu .
Bu durumu her ne kadar umursamasamda Aysima lığımı yapıp " Hadi herkes kendisini tanıtsın . Aileniz ? Evli misiniz ? Sevgiliniz var mı ? Nerelisiniz ? Yaşınız kaç ? " dedikten sonra hepsinde göz gezdirdim . Beni dinliyorlardı . Gülümsememi büyüterek " Maaşınız ne kadar ? Eviniz arabanız var mı ? " dediğimde Giray kahkahayı basmıştı .
Herkes en son sorduğumla gülmüştü ama Giray gülerken sandalyeden düşünce hepimiz kahkaha atmaya başlamıştık . Hızla yerimden kalkıp onun yanına gittiğimde hâla güldüğünü görmemle gülmem arttı .
Kolundan tutup kaldırırken söylenmeyi de unutmuyordum . " Gerizekalı mısın Giray ? Niye düzgün oturmuyorsun acaba ? " diyordum .
Giray ın sakince " Evet hâla gerizekalı olduğumu anlamadın mı ? " diye sorduğunda gülerek göz devirdim .
Yerime oturup " Önden ben başlayayım . Yani 17 yaşında bir erkek kardeşim var . Evet bu kadar " dediğimde diğerleri güldü . Şakayı bir yana bırakıp " Askeri okulda son sınıf öğrencisiyken çok yakın bir arkadaşım istihbaharatçı olmak istedi . Bende onu tek başına bırakmamak için girdim . Normalde izin verilmiyor biliyorsunuzki ama o zamanlarda askeri okuldaki başarıma bizzat şahit olan yarbay ve ikizi sayesinde buradayım . Buradan da aynı şekilde istihbaharatçı olduğumda bir üst kademe için bordo bereli eğitimine katıldım . " dediğimde hepsi yemeklerini yerken dikkatli bir şekilde dinliyorlardı . Ortamdaki ciddiyeti dağıtmak için " Şu anlık net bir ilişkim yok . Yani varsada ben bilmiyorum . Yeni ilişkilere açığım . Taliplerimi bekliyorum . " dediğimde hepsi kahkaha atmaya başlamışlardı .
Herkes sakinleştiğinde Giray söze atlayarak " 32 yaşındayım . Hayatımda kimsem yok . Yetimhanede büyüdüm . Yani babam olacak o adam annemi öldürdü . Annem mezara , o adam hapise girdi. Akrabalar da beni istemeyince ben yetimhaneye gittim işte . " dediğinde burukça gülümsedim . Genelde en çok gülen kişilerin acısı daha büyük olurdu .
Ondan sonra Beliz konuşmaya başladı . " Yani benim normal bir hayatım var . Ama devletim için çalışıp bu vatanı korumak hayalimdi . " dediğinde gülerek onayladım .
Metin abi bu sefer söze başlayıp " Biz de Ezgi ile yetimhanede büyüdük . Ezgi benim öz kardeşim Aysima . " dediğinde Ezgi ye döndüm .
Ezgi de buruk bir tebessümle bana bakıp " Bakmak istememişler bize . Atmışlar yetimhaneye . Yani çok da önemli bir şey değil . " dediğinde ona bakıp gülümsedim .
Gizem bana bakarak " Ben evliydim . Evleneli 4 ay olmuştu ama bu olay olunca onu bıraktım . Onun dışında bir şey yok hayatımda . " dediğinde kafamla onayladım .
Sedat abi de son olarak " Benim eşim öldü . Ondan kalan bir tane doktor kızım var . Nişanlıydı o da en son . Bu olay olmasaydı 2 aya evleneceklerdi . " dediğinde aynı şekilde kafamı salladım .
Teselli etmede hiç iyi değildim . O yüzden hiç birine bir şey söyleyememiştim . Zaten onlar da sakince yemeklerini yiyip kalkmışlardı . Şimdi hepimiz koltuklarda oturmuş yarınki operasyonu düşünüyorduk .