28. Bölüm ( İstek )

2616 Kelimeler
" Aysima biz Kübra halanla evlenmeye karar verdik " demişti dimi o . Ben yanlış mı duymuştum acaba diye halamla özcan başkanın yüzüne baktım . Yüzlerindeki gülümseme birbirlerinin ellerini sıkı sıkıya tutmuş olmaları yanlış duymadığımı anlatıyordu resmen . Bana bir kal gelirken şokla onlara bakıyordum . Kübroş un Özcan başkanın koluna vurup " Öyle pat diye mi söylenir Özcan ? Önce bir alıştırsaydın keşke . Kal geldi kıza . " demişti hafif kızgın ve azarlayan bir sesle . Özcan başkan da sanki çok umrundaymış gibi " Haklısın Kübram her zamanki gibi ama birden söyledim . Heyecandan olsa gerek " dediğinde sakinleşmek için kafamı eğip sayı saymaya başladım . Yok yani benimle dalga geçiyorlar . Başka bir açıklaması olamaz . Sakinleşmeye başlarken etrafa göz gezdirmeye başladım . Gözümü halamın eline indirdiğimde gördüğüm yüzükle sinirlerim yeniden fırlarken ne yapacağımı düşünüyordum . Ne güzel sakinleşiyordum ben . Susmakla bu işi çözemeyeceğimi anlayınca " Özcan başkanım ne demek evlenmeye karar verdik . Ne zamandır tanışıyorsunuz ki " diye çıkıştığımda ikiside sustu . Haklı olduğumu biliyordular . Koltuğa oturup karşımdaki ikiliye baktıktan sonra durdum . Bunu ilk bana söylemelerinin en önemli ve en büyük sebebi dedemlerle babaannemleri benim ikna etmemi isteyecek olmalarıydı . Normalde bu kadar hızlı olmasına asla izin vermezlerdi . Ayrıca daha tanışmamaları da işi iyice zorlaştıracaktı . Ama benim mesleğimden dolayı her şeyi araştırabilecek olmam ve ilk kız torun olmamdan kaynaklanıyor olacakki en çok önemsenen ve sözü dinlenen torundum . Tabi en büyük torun olmamın da payı vardı bunda . Derin bir nefes alıp halama döndüm . " Hala ne zamandır tanıyorsun ? Ne yapıyorsun ? Daha düzgün bile tanışmıyorsunuz ? " dediğimde tam halam bir şey söyleyeceği zaman elimi kaldırıp susturdum onu . Kaşlarımı çatarak ikisinde gözlerimi gezdirdim . " Özcan başkanıma güvenim tam . Aynı şekilde sanada hala . Çok mutlu olursunuz . Şüphem yok . Ama önce birbirinizin huylarını öğrenseydiniz. İyice tanışsaydınız. Biraz zaman geçirseydiniz . Aceleniz ne ? Arkanızdan aylı mı kovalıyor ? " dedim . Nefeslenerek " Biriniz zorla evlendiriliyor da haberim yok . Niye yani ? Bu kadar acele etmenizi anlamıyorum . " dediğimde halam gözlerini kaçırmıştı . Özcan başkanım bana bakarak " Aysima . Biliyorsun bizim mesleği . Ne zaman öleceğimiz belli değil . " dediğimde kaşlarımı iyice çattım . Sinirli bir sesle " Özcan başkanım ölümle konuşmayın . Ben olduğum sürece size ölüm yok . " dediğimde gülerek kafasını iki yana salladı . Bana sarılıp halamın duymaması için kulağıma doğru fısıldayarak " Aysima ben gece yim . Sen ise gölge , gecenin kızısın . Ne zaman ne olacağını ikimiz de bilemeyiz . " dediğinde gülümsedim burukça . " Sadece MİT te olduğumuzu biliyor . Ve her zaman düşmanlarımız olucak . Bazenleri bulunacağız ve zarar göreceğiz . Bunu değiştiremeyiz . " diyip geri çekildi . Gülümseyip halamın elini tuttu . " Ben halansız yaşamak istemiyorum. Sabahları ilk onun yüzünü görmek akşamları da aynı şekilde son gördüğüm yüzün onun olmasını istiyorum. Onunla gülüp eğlenmek onunla yaşamak istiyorum . " dediğinde gözlerim doldu . Dolu gözlerimle gülerek " Siz ne zaman büyüdünüz lan ? Siz büyüdünüz de evlenecek misiniz ? Siz büyüdünüz de evden mi uçacaksınız ? " dediğimde karşımdaki ikili direk kaşlarını çattı . Bu hallerine gülmemek için dudAğımı dişledim. Halamın " Aysima çocuk muyuz ? Gel yanaklarımızı da sık istersen " dediğinde kahkaha atarak yerimden kalktım ve büyük bir gülümsemeyle sol elimle halamın sağ yanağını sağ elimle Özcan başkanın sol yanağını sıkmaya başladım . İkiside ellerime vursada kurtaramamışlardı kendilerini benden . Kahkaha atarak ellerimi yanaklarından çekip yerime oturdum . Boğazımı temizleyerek ciddileştim . Bu hamlemle ikiside yerlerinde dikleşip ciddileştiler . " Gelelim dananın zort dediği yere . Niye ilk bana söylediniz ? " diye pat diye sorduğumda halam yutkundu . Bu hareketimle tek kaşımı kaldırdığımda halam yağcılık yapmanın işe yarayacağını düşünmüş olacak ki " Aysima . Sen benim yeğenimsin . Özcan ın da kızı gibisin . İlk senin haberinin olmasını istedik . İlk bizden duy istedik . " dediğinde alayla başımı yavaşça aşağı yukarı salladım . Alaycı bir sesle " Ya ya . Tabi tabi . Kesin öyledir halacım . Bir şey sorucam müsaden olursa . " dediğimde gülümsedi . Vücudu sanki olayın bam telini unutmuşum ve dediklerine kanmışım gibi rahatlarken " Tabi ki Aysima . İstediğini sorabilirsin . Sana her zaman müsadem var . " dediğinde güldüm . Özcan başkan yüzünü acıklı bir hâle getirip başını eğdi . Elini de alnına koyarak gözlerinin üstünü kapattığında ne yapacağımı anladığını anladım . Adam zeki ve beni de tanıyor . Anlamazsa bir sıkıntı olacağını düşünürdüm zaten . Sanki normal bir şey soracakmış gibi gülümseyerek halama döndüğümde gülümsediğini gördüm . Ah benim beni salak sanan salak halam . Yazık sana . Sen benden çok çekersin . " Hala merak ettiğim şey şu ki . Ben haberleri takip edebildiğim kadar takip ederim ama hiç yağcılara zam geldiğini görmedim . Yani yağa zam geldiğinde haberim var ama . Yağcılara da mı zamn geldi ? Sen yağcılık yapmaya başlayınca şaşırdım da . O yüzden soruyorum . " dediğimde yüzündeki gülümseme yavaş yavaş soldu . Özcan başkan ise başı eğik bir şekilde aşağıdan bana bakıyordu yüzünü buruşturarak . Halamın yüzü ekşi bir şey yemiş gibi olup buruştuğunda güldüm . Bıkkınlıkla nefes verip " Sadede gel hala . Tamam belki normal şartlarda da bana ilk söylerdiniz ama şu an benden bir şey isteyeceksiniz . " dediğimde öfledi . Sonra derin bir kaç nefes alıp " O kadar mı belli ettik ? " diye sordu. Bu hareketine göz devirip " Normalde o kadar da belli etmediniz Kübroş . Ama ben sizi tanıyorum . Ve ayrıca hem asker hem MİT istihbaharatçısı olduğumu biliyorsunuz . Bunu tahmin etmek benim için kolaydı . Ama bir başkası fark etmezdi . " dediğimde dudaklarını büzdü . Bu haline güldüm . " Hadi dökül ! " diyip koltuğa rahatça yerleştim . Halam bir süre zaman kazanmak için " Aysima ... şöyleki biz ... " dedikten sınra sanki bir şey bulmuş gibi " Şimdi biz birbirimize karşı şey hissedince şey edip söyledik birbirimize . Sonra şey olunca şey oldu . Sonra da bunun için sana ihtiyaç duyup şey ettik . Yani bütün olay bu dediğinde tek kaşım kalktı . Ney demişti o ? Şey demişti o . Maşallah büyün cümle şeyden ibaretti . Özcan başkan onun bu haline kahkaha attığında bende güldüm . Kübroş da ne dediğini anladığında güldü . Özcan başkan olaya el atması gerektiğini düşünerek " Aysima . Şöyle ki Kübra sizin ailenin izin vermeme ihtimali olduğunu söyleyince biz de onları ikna edebilecek birinin söylemesi gerektiğini düşündük . Kübra da seni ne kadar sevdiklerini filan anlatınca senin söylemeni doğru bulduk. Senden istediğimiz onlara ilk senin söylemen ve güven vermen . " dediğinde kübroş ortaya atlayarak " Tabi onları ikna etmen de var . " dedi . Özcan başkan da onu kafasını sallayarak onayladı . İkisine bakarak gözlerimi büyüttüm . " Ya Kübroş . Beni niye onlarla şey yaptırıyorsun . Nasıl ikna edeyim ben . Ayrıca sizin gidip birlikte söylemeniz ve ikna etmeniz daha mantıklı değil mi ? " diye sorduğumda halam dudaklarını büzerken Özcan başkan gözlerini doldurdu . Özcan başkanın bu haline gözlerimi pörtletip " Oha başkanım . Bir de ağlayın . Hatta bayıl istersen başkan . " dediğimde halam güldü . Özcan başkan ise beni dikkate alarak önce birer damla gözyaşı döküp sonra kendini bayılmış gibi koltuğa bıraktı . Bu haline halamla birlikte gülmüştük . Ben Özcan başkanın bacağını ayağı la dürterek " Kalk başkan . Bir gören olacak " dediğimde kalkıp yerinde düzgünce oturmuştu . Bana bakıp bilmiş bir tavırla " Hem Aysima bence daha rahat edersin sen . Ne de olsa her yerde bana başkanım diyordun . Senin fark etmediğin gibi bende fark etmiyorum işin kötüsü . Artık enişte dersin . " dediğimde sırıttım . Havalı bir tavırla " Yalnız Özcan başkanım benim eniştem olmak kolay değildir . İlk olarak her istediğimi yapmalısın . İkinci olarak ne olursa olsun her durumda arkamda durmalısın. Ve son olarak asla halamı üzmemelisin . Yoksa üstüm filan demem seni ayağımın altına alırım . " dediğimde ilk başta güldü . Sonra yalancı bir sinirle " Yalnız Aysima seni ben eğittim . Yani kullandığın bütün taktikleri benden öğrendin . Yani beni ayağının altına almak o kadar kolay olmaz . Bilgin olsun . " dedi . Sırıtıp " Geçmiş olsun Özcan başkanım . Boynuz kulağı geçti . " dedim . Yüzümü kötü bir ifadeye sokup " Ayrıca halanı üzmem demeyip kolay kolay ayağının altına gelmem mi diyorsunuz ? " dediğimde kaşlarını çatmıştı . Hemen ardından halam döndüğünde halamın sinirli yüzüyle karşılaştı . Halam " Öyle mi Özcan ? Öyle olsun . Alındım , kırıldım , gücendim . " dediğinde gülecek gibi olmuştum . Özcan başkanın kendini açıklama çabasını izlerken halamın trip atmasıyla sanki gol atmışız sevinciyle ayağa fırlayıp " Yesss be . Kaos . Hadi Kübroş . Sana güveniyorum . Yen bu düşmanı . " dediğimde ikisininde kötü bakışları bana dönmüştü . Bu hareketleriyle hızla yerime oturup masum köylü gibi etrafa bakmaya başlamıştım . Özcan başkan halamın gönlünü aldıktan sonra bir süre daha oturup sohbet etmiş sonra da kendi evine geçmişti . Özcan başkandan sonra halam da çok oturmayıp Beren in bugün nöbette olmasıyla onun odasına uyumak için geçti . Bende Alperen le ertelediğim konuşmayı yapmak için onların kapısına gelmiştim . Zili çaldığımda açan Alperen ile gülümseyip " Dışarda konuşalım mı Alperen ? " diye sordum . Bir kaç dakika anlamaya çalıştıktan sonra gülümseyip " Montumu alıp geliyorum Aysima . " dediğinde gülümseyip onayladım . Aşağı inip duvara yaslandığımda derin bir nefes aldım . Kapının açılmasıyla oraya döndüm . Alperen i karşımda gördüğümde gülümsedim . Karşıma geçtiğinde bir süre birbirimize baktık . En son böyle olmayacağını anlayıp güldüm . O da bu hareketimle güldüğünde derin bir nefes alarak " Alperen hiç bunu söyleyeceğim aklıma gelmezdi ama biz şimdi neyiz ? " dediğimde ikimizde güldük . Bilmediğine dair omuz silkip " Bilmiyorum Aysima . Yani senden etkilendim ama ... " diyip sustuğunda güldüm . Gülümseyerek " Aynı şekilde Alperen . Bende bilmiyorum . Bende senden etkilendim . Bunu zaten söylemekten çekinmiyorum . Çocukluğumdaki de Beyza ile aramdaki dalga konusuydu . Gerçekten görmeden aşık olduğumdan değil . Aşkı o kadar küçük bir duygu olarak tanımlamıyorum. " dediğimde kafasıyla onayladı . Kaşlarımı kaldırarak " Bence biz arkadaş olarak gayet iyiyiz . Öyle kalmak en iyisi . İlerisi olursa onu o zaman düşünürüz . " dediğimde gülümseyerek onayladı . Bunu kolayca halletmemle rahat bir nefes verdim . Bu halime gülüp " Rahatlamış gözüküyorsun . " dediğinde kafamı ağır ağır salladım . " Bilinmezlik biraz korkutmuştu . Bu daha iyi oldu . Tepkindende korkmadığını söylersem yalan olur. " dediğimde güldü . Eliyle kapıyı açıp " O zaman önden buyrun Aysima hanım . Hava soğudu . Üşüme . Üstünde zaten incecik bir hırka var . " dediğinde göz devirdim . Sıkıntıyla oflayıp " Alperen ben askerim . Bunda daha soğuk havalarda tişört ile kaldığım bile oldu . Bu bana göre soğuk değil. " diyip içeri girdiğimde arkamdan beni taklit ettiğini duydum . Gözlerimi kısarak arkamı dönüp " Alperen elimin tersindesin . Bir çarparım yapışırsın sülük gibi . " dediğimde ellerini havaya kaldırdı . Bu haline gülüp bizim kata çıktım . O kendi evine girerken bende kendi evime girdim . Salona geçtiğimde gördüğüm Güneş ile ona baktım . " Şey Aysima beni aradılar . Bir operasyonun olup olmadığını sordular . " dediğinde tek kaşımı kaldırdım . Karşısına geçip oturarak " Eeee Güneş . Sen ne dedin ? " diye sordum . Gözlerimin içine bakarak " Bilmediğimi ama öğreneceğimi sordum . Sizin istediğiniz şeyi söylemek için . " dediğimde kafamla onayladım . Koltuktan kalkıp ortamızdaki masaya oturdum . Ona doğru eğilip " Güneş . Gerçekten yardım edebiliriz . Ama ne olursa olsun doğruyu söylemen gerek . Seni anlıyorum . Gerçekten anlıyorum . En azından empati yapıyorum . " dediğimde gözleri doldu . Kafasını hafif eğerek " Sen olsaydın ? " diye sordu . Ona hâla baktığımı fark ederek " Sen olsaydın ne yapardın ? Benim yerimde olsaydın ne yapardın ? " dediğinde hafifçe gülümsedim . Başımı iki yana sallayarak " Çocuklarımdan vazgeçerdim . Belki şu an çok acımasızca geliyor sana . Beni duygusuz biri olarak görüyorsun . Ama çocuklarım için vatanımdan vazgeçmem . Ama vatanım için hiç düşünmeden çocuklarımdan vazgeçerim . Ama şunu bil onları kurtarmak için alabileceğim her yardımı alıp onları kurtarmak için canımı veririm . Aynı benim ailemin yaptığı gibi . Ne kadar istemeselerde kabullendiler . Vatanları için kızlarını feda ettiler ki buradayım . Daha ölmemiş olabilirim ama her an ölme tehlikesiyle burun burunayım. " dedikten sonra elimle camı gösterdim ." 2 dakika sonra şu camdan bir kurşun girip beni vurmayacağının garantisini verebilir misin ? Hayır hiç kimse veremez . Ben askeriyenin en tehlikeli birimini seçtim . Bordo bereli olduğum yetmiyormuş gibi istihbaharatçı oldum . Onların içine giriyorum habire . Bazenleri bir kaç saat . Bazenleri bir kaç gün . Bazenleri haftalar , aylar , yıllar ... O şerefsizlerle en çok muhattap olan birimim . En çok benim düşmanım olma ihtimali var . Ama bunların hiç biri beni yıldırmıyor . Ben vatanım için canımı feda edebileceğim gibi sevdiklerimi de hiç düşünmeden ederim . Vicdan azabım olur . Çok üzülürüm , yıkılırım ama asla belli etmem . Düşmanı sevindirmem . " dediğimde kafasını eğmişti . Derin bir nefes alıp " Sen yat şimdi . Ben sana yarın haber veririm ne diyeceğini . " dediğimde onaylayıp odasına çıktı . Telefonu alıp Özcan başkanın aradım . Bir kaç çalıştan sonra açıldı ve kulağıma Özcan başkanın uykulu sesi geldi . " Efendim Aysima . Eviniz yanmıyorsa kapat . " dedi . Bu haline küçük bir kahkaha atıp " Başkanım Güneş şimdi bana geldi , söyledi . Patronu benim operasyonumun olup olmadığını sormuş . O da bilmediğini ama öğreneceğini söylemiş . Ne yapalım . Ne diyelim ? " diye sorduğumda ofladığını duydum. Sıkıntılı bir sesle " Onları araştırdım Aysima . Baya iyi bir teşkilat . İlerde Güneş aracılığıyla içlerine girmen gerebilir . Ama şu anlık onlarla alakalı olmadığını söylesin . " dediğinde " Peki başkanım " dedim . Özcan başkan tam telefonu kapatacakken " Özcan başkanım ! " diye seslendim. Meraklı bir sesle " Efendim Aysima . Bir şey mi diyeceksin ? " diye sordu . Göz devirerek " Yok başkanım adınızı söylemek hoşuma gidiyor . " dedikten sonra sitemle " Başkanım tabi ki bir şey diyeceğim . " dedim . Özcan başkan oflayarak " Aysima caz yapma . Söyle işte . " dediğinde kıkırdadım . Sırıtarak " Ben bugün Kübroş la yatacağım . " dediğimde yerinde dikleştiğini hissettim . " Ne zaman karar verdin ? Kübroş niye bana söylemedi ? Kimden izin aldın ? " dediğinde tek kaşımı kaldırdım . Alayla bir sesle " İlk olarak Kübroş un haberi yok . İkinci olarak şimdi karar verdim . Maksat şerefsizlik olsun . Ve son olarak kimseden izin almadım . Canım halamla yatmak istedi ve yatacağım . Hani benim halam ya . " dediğimde dişlerinin arasından " Tamam Aysima . Kapat . İyice sinir ettin zaten . " diyip yüzüme kapattı . Şu yüze kapatma olayından nefret ettiğimi söylemiş miydim ? Beren sabah erken gelince sorun yaşamaması için odamdan postiş alıp merdivenlerin başına yapıştırıp ' Ben ve halam senin odandayız . Sen benim odamda yat . Kıyafetlerimi kullanabilirsin ' yazdım ve üst kata çıktım . Beren in odasına girdim . Halamın yatakta kıvrılmış bir şekilde yattığını görünce yanına kıvrıldım . Yanağına bir öpücük kondurarak üstümü örttüğümde gülümsedim . Bu kadar karşı çıkmamın tek sebebi sonradan üzülmeyip şimdi birbirini yeterince tanımalarını istememdi . Onlar için en iyisini istiyordum . İkisini de çok seviyordum . Kübroş üzülse Özcan başkana , Özcan başkan üzülse Kübroş a kızardım . İkside çok değerliydi benim için . Derin bir nefes aldığımda burnuma Kübroş un kokusu doldu . Portakal kabuğu gibi kokuyordu . Bunun için özel bir duş jeli vardı . Ve benim en sevdiğim kokulardan biriydi .
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE